Üç soruda Deniz Tekin ve İstanbul Caz Festivali

Deniz Tekin, 2 Temmuz’da İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 29.sunu düzenlediği Caz Festivali kapsamında Süreyya Operası’nda sahne alacak. Deniz’le yıllar önce Motto Müzik’teki Noktalı Virgül programıma konuk olduğu gün tanışmıştık. Hatta gelirken gitarının başına da “iş” gelmişti, neyse ki enstrümanda kırık-çıkık yoktu. Gülmesine gülmüştük ve hatta “laaaps diye” konuya girmeyi de öğrenmiştim ondan ama dahası da vardı. Deniz’in meseleleri hızlıca ve sakinliğini bozmadan kavramasına, tane tane anlatmasına da bayılmıştım. Sonrasında yaptığı her şeyi ilgiyle izledim, türler arasında gezinme cesaretini alkışladım.

Şimdi Deniz Tekin, özel bir projeyle şehrimizin mükemmel festivalinde sahne alacak. Fil Uçuşu‘na üç soruyla konuk olur musun dediğimde cevapları “laaaps diye” yapıştırdı. Sözü Deniz’e bırakalım…

2 Temmuz’da Caz Festivali’ndeki konserinle ilgili neler söyleyebilirsin? Şarkı listesinden ipuçları verebilir misin?

Konserin ayrı bir yeri olacağını şimdiden seziyorum, çalmak için hepimiz heyecanlıyız. Setlist de biraz farklı, ama sürprizini kaçırmak istemem.

Caz Festivali bir dinleyici olarak sana ne ifade ediyor?

Her sene farklı türlerden sanatçı ve grupların yer aldığı bir festival oluyor, bir yandan henüz geniş kitleye ulaşmamış lokal caz gruplarını ve oluşumlarını bu festival bünyesinde daha sık dinlemek isterim.

Bir gün Caz Festivali sahnesinde istediğini yapma şansın olsa; istediğin bütçe, istediğin grup, istediğin kişilerle düet… – gönlünden ne geçerse yani, nasıl bir konser olurdu?

Marcus Miller ve Thundercat dönüşümlü bas çalsın, Bobby McFerrin koroyla gelsin, Pat Metheny gitar çalsın ama Mark Knopfler da gelsin, iki davulun yanısıra perküsyon ve hatta asma davul.

bir yorum bırakın