Tiyatro

ergin

21 Tem: O esnada başka bir yerde…

…Ergin Orbey, Türk sinemasının unutulmaz sahnelerinden birinde, Hababam Sınıfı’nı denetleyen müfettiş rolünde, sinir krizinin hemen eşiğindendir. Ergin Orbey. 2012’de aramızdan ayrıldı. Çocukluğumun Ankara’sında, o erken yaş çalışmalarının  tablolarında hep o var. Ankara Radyosu’ndaki unutulmaz Okul Radyosu, Çocuk Bahçesi ya da Arkası Yarın kayıtlarında yönetmen koltuğunda oturur, hoşgörülü ve sakin bir eğitici yaklaşımıyla sarıp sarmalardı. “Başla!” komutu verene kadar geçen saniyelerde, bıyığının köşesini çekiştirir, gözünü bir an olsun metinden ayırmazdı. Yumuşak bir el hareketiyle başlatırdı kaydı; sonrası akar giderdi zaten. Tiyatro…

muhsinertugrul

13 Nis: O esnada başka bir yerde…

…Muhsin Ertuğrul, Octave Baudoin rolünde harikalar yaratmaktadır. Muhsin Ertuğrul, 1912’de Burhanettin Tepsi tarafından sahneye konan Loyson’un L’Apôtre adlı yapıtından uyarlanmış “Müçtehit” oyununda Octave Baudouin rolünde. Fil Uçuşu, tiyatroya adanmış bir ömrün örnek ismi Muhsin Ertuğrul’u, Şehir Tiyatroları’nın yönetiminin belediye bürokratlarının eline bırakılmasının konuşulduğu, adının verildiği tiyatronun önünde bütün tiyatrocuların siyasi baskılara karşı tekyürek olacağı günde saygıyla selamlıyor.

13 Nis: Bir tek AKM yeter mi?

10 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı 10 10 10 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan leri arasında gerçekleşecek olan leri arasında gerçekleşecek olan 18. İstanbul Tiyatro Festivali‘nin programı açıklandı. Uluslararası festivalin programında Türkiye’den çok sayıda oyun olduğu dikkat çekiyor. Büyük prodüksiyonlardan özellikle tavsiye edilecekler de var elbette; Hamlet, Orfeo ve Ha Hans, Ha Heiri. Gelelim Tiyatro Festivali’nde madalyonun öbür yüzüne. Tamam, günün sonunda başarılı ve çekici bir program oluşturuldu ama…

imagesCAT61FR3

12 Haz: Türk Tiyatrosu’nun Yeni Öncüleri Kimler?

Arada bir twitter’da bir soru sorup, çıkan sonucu Fil Uçuşu’nda paylaşmayı seviyorum. Elbette twitter üstünden gelen cevapların bir istatistik kesinlik vaat etmediği biliyorum. Olsa olsa, kabaca bir değerlendirme denebilir. Yine de, konuyla ilgilenenler için zihin açıcı bir liste oluşuyor. Bu kez soru şöyleydi: Sizce son beş yılda, Türk Tiyatrosu’ndaki, belirleyici/yenilikçi/yaratıcı/zihin açıcı YAZAR ve/veya YÖNETMEN kimdir? Çok sayıda cevap geldi. Gelen cevaplara bakılınca iki isim üstünde bir mutabakat var: MURAT DALTABAN ve BERKUN OYA. Deyim yerindeyse “açık ara” öndeler. Her iki…

1012037E1

07 Nis: Güzel Şeyler Kimin Tarafında?

Berkun Oya’dan müthiş bir çalışma ve olağanüstü oyunculuklar. Bazı kitaplar vardır; onları okuyanla sohbetim ayrı olur okumayanla ayrı. Aynı şeyi bazı filmler, müzik grupları, şarkılar, ressamlar, tablolar, tiyatro oyunları için de söyleyebilirim. Bir kitabı sonlandırır, hemen sevdiğiniz bir arkadaşınızın da o kitabı okumasını istersiniz. Okusun ki, bir an önce saatler sürecek sohbet başlasın, düşünceler eserin fırtınasıyla oradan oraya savrulsun. Festivallerde, filmlere birlikte gitmenin keyfi, biraz da çıkışlarda içilen çaylar-kahveler eşliğinde, konuşulan konulardadır. KREK Tiyatro’nun bu sezon sahnelediği GÜZEL ŞEYLER BİZİM TARAFTA…

dot_15x15_300dpi

16 Nis: DOT: İki yeni oyun öncesi bir geriye-dönüş

DOT önümüzdeki günlerde iki yeni-çarpıcı oyunla seyircisiyle buluşacak. Bunlardan ilki izleyenlerin şapkasını yerinden uçuracak bir çalışma: Punk Rock. Simon Stephens’ın yazdığı ve yönetmenliğini Rıza Kocaoğlu‘nun yaptığı Punk Rock’ta Hakan Kurtaş, Tuğçe Altuğ, Gonca Vuslateri, Kaan Turgut, Emre Yetim, Gözde Kocaoğlu, Mehmetcan Mincinozlu yer alıyor. Diğer oyun ise Türkiyeli okurların ilgiyle izlediği bir yazarın, Hakan Günday‘ın kendi romanından oyunlaştırdığı Malafa ile gelecek. Murat Daltaban-Hakan Günday ortak çalışması, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde izleyiciyle buluşacak. (Hatırlatma; her ikisinin de biletleri satışta.) DOT, izleyicisi…

dot_15x15_300dpi

26 Oca: DOT ne yapmayacak?

DOT izleyicisiyle arasına mesafe koymayacak: Bilenler bilir, herhangi bir DOT mekanına ve oyununa gittiğinizde oyunculardan-ekipten-hatta kemikleşmiş izleyicilerden biri mutlaka “oralarda bir yerdedir.” Oyunun başlamasını beklerken tiyatrodan, sinemadan, edebiyattan, hayattan, aklınıza ne gelirse ondan konuşabilirsiniz. İzleyiciyi ekibin, ekibi hayatın bir parçası yapan bu etkileşim hiç kaybolmayacaktır. DOT “dilini” değiştirmeyecek: DOT, kurulduğu günden bu yana mekanlarıyla, ekibiyle, oyunlarıyla, söyleşileriyle bir dil oluşturmuştur. İzleyicisiyle paylaşmaktan-çoğaltmaktan keyif aldığı bu dilde kekelemeden-yuvarlamadan konuşmaya devam edecektir. DOT estetik anlayışından ödün vermeyecek: Aynı kalmayacaktır elbette, gelişecektir. Ama…