İKSV

188844936_291910719313504_8777231767576239274_n

09 Tem: Amal’ın yürüyüşü

İster göçmen diyelim, ister sığınmacı ya da mülteci… Yerinden yurdundan edilen insanlar için hangi kelimeyi seçtiğimiz önemli değil. Dünyanın kanayan yaralarından birine nasıl baktığımız, bu konuda ne kadar bilinçli olduğumuz önemli. Son 20 yılda yerinden edilen insan sayısı ikiye katlanırken, toplam rakamın yarısını da çocuklar oluşturuyor. Hani “onlar bizim geleceğimiz, ne yapıyorsak onlar için yapıyoruz” dediğimiz çocuklar var ya, işte onlar. The Walk, mülteci çocuklar konusuna sanat aracılığıyla dikkat çekmeye çalışan bir proje. Konuyu sokağa taşıması, dokunulabilir bir hikaye haline…

28icf-poster-cicekli

04 Tem: Bu yıl Caz Festivali’nin yıldızı kim “gibi”?

28. İstanbul Caz Festivali 1-24 Eylül arasında gerçekleştirilecek. Gazetede yazdığım ya da televizyonda program yaptığım günlerde Caz Festivali, basın toplantısından başlayarak merceğimizin altında olurdu. Gazeteler, televizyonlar festivalin o yılki yıldızının ya da yıldızlarının peşinden koşardı. Bizden istenen de hep bu “merakla beklenen” isimlerle söyleşiler yapmamızdı. Sonunda da gazetelerin hafta sonu ekleri, televizyonların kültür-sanat programları, festivali bir ya da iki konseri öne çıkararak takip ederdi. Bütün yazı “o çoook beklenen isim” üstüne olur, son paragrafta da şöyle bir cümle yer alırdı:…

IMG_1294

27 Nis: Tuna Ötenel: Müzikle ayağa kalkan, müziği ayağa kaldıran usta

Dün canım sıkkındı. Öğlen saatlerinde bir fil oturdu yüreğime. Ben “Kalk” dedikçe, o ağırlığını verdi. İyice yerleşti göğüs kafesime. Filin koca kıçı, dünyayı görmemi engelledikçe kendime döndüm. Kendime döndükçe karanlık yollara saptım. Kayıplarımı düşündüm, hayatımdan gidenleri. Eski dostları düşündüm. Kimi artık bu dünyada değil, kimiyle görüşmüyoruz. Zaten kimi dostluklar “tek ucu boklu değnek”. Değneğin diğer ucundan kötü kokular yükselse de, dayanıyorsun, görmezden geliyorsun. Ama günün birinde, öyle bir şey oluyor ki, diğer ucu da tutman gerekiyor. Eğer gerçek bir dotluksa,…

MST_9439-copy-1024x683

01 Nis: TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası: Uzun isimli harika caz grubu

Caz uzmanı bir dostum, İstanbul Caz Festivali‘ne gençleri ve özellikle de Kültür Sanat Kartı sahiplerini davet ettiğim yazımı okumuş.  Kısa bir tebrikten sonra sıcak patatesi kucağıma koydu: “Christian McBride & Joshua Redman konserini önermişsin ama konserde sahnede olacak muhteşem adamların adını anmamışsın. O konserde TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası da sahnede olacak. Neden yazmadın onları?” “Solistleri anmakla yetindim,” dedim. Daha da sinirlendi buna. “Sen de böyle yaparsan, ne olacak bu işin sonu?” dedi. Ben o sinir halinden korkmuş, kendi…

b8336e64

29 Mar: Kültür Sanat Kartı sahibi öğrenciler Caz Festivali’nde neleri seçecek?

24. İstanbul Caz Festivali’nin programı açıklandı.  4-20 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek festivalde 50’nin üzerinde konser var bu yıl. Önümüzdeki günlerde, bu konserlerin arasından yapılan seçkilere sıklıkla rastlarız. “En iyi 5 konser”, “kaçırılmayacak 10 konser” listeleri havalarda uçuşur. Az sayıda basın organında bu önerilerin nedenleri, içeriklerle ilgili bilgiler paylaşılır. Kimileri biraz tatsız-tuzsuz olur bunların, çünkü amaç sadece caz festivaliyle ilgilenmiş görünmektir. Kimileriyse, benim gibi meraklı dinleyicileri bilgiyle donatır. Bilgi duvarına bir taş daha koyan herkesi alkışlayıp devam edelim. Hemen şunu söyleyeyim;…

kat_frankie40_carolaschmidt3

12 Şub: Kat Frankie: Avustralya’dan Berlin’e

Berlin’e akın var bu aralar. Daha dün akşam bir sohbette kulak misafiri oldum; falancalar da Berlin yolcusuymuş. Eski bir Berlinsever olarak, bu hikayeleri her duyduğumda aklıma Kreuzberg’deki taksi şoförü geliyor. Beş ya da altı yıl önceydi. “Küçük İstanbul” olarak bilinen semtte sohbet ediyorduk. Aydın’dan İstanbul’a oradan da Berlin’e göçmüş. Uzun hikayesini güzel anlatıyordu. Aşk, parasızlık, evlilik, kaçak işçilik, ırkçılıkla mücadele… Ve çok daha fazlası. “Bir heyecanla gelir fiyatları yükseltip giderler abi,” demişti. “Geçen ay İstanbul’daydım. Cihangir’e ne yaptılarsa, aynını Karaköy’e…

tumblr_lt246tlKlM1qbqktn

14 May: Brecht, yeniden…

Berliner Ensemble‘dan Robert Wilson yorumuyla Üç Kuruşluk Opera‘yı izledik. Daha önce hem Berliner Ensemble, hem de Robert Wilson ile ilgili yazdım. Bu yorumu da beğenenler oldu, beğenmeyenler oldu. Wilson rejisi böyle bir şey, tam ikiye bölüyor izleyiciyi, ara bölge yok. Kimileri “üslubunu bütün metinlere yayan bir modernist” olarak görüyor, kimileri “aynı numarayı tekrar eden bir post-modern” olarak. Üretimler üstüne tartışılması iyidir. Açık sözlü olmak lazım. Wilson’ın kurduğu plastik dünyayı seviyorum. Ama kimi zaman bu üslupçuluğun içeriğin önüne geçtiğini ve anlamı…

201512090801_YYYY2

24 Oca: Siren İdemen ve Perec’le haşırneşir olmak

İKSV, vefatına kadar vakfın danışma kurulu üyesi olan Halman’ı anmak ve adını yaşatmak için  belki de ilk kez edebiyat alanında bir adım attı. Talat Sait Halman Çeviri Ödülü’nün ilki dün akşam Martı Otel’de düzenlenen törenle Siren İdemen’in oldu. İdemen, George Perec’in Metis Yayınları’ndan çıkan “Karanlık Dükkân – 124 Rüya” kitabının çevirisiyle ödüle değer bulundu. Törenden önce Siren İdemen’le  hem ödülü hem de çeviri dünyasının ruh halini konuştuk. Kutlayarak başlamak isterim. Talat Sait Halman Çeviri Ödülü’nün ilk sahibi oldunuz. Tebrik ederim….

Unknown

06 Tem: Jools Holland stüdyosundan hikayeler

Jools Holland, yarın Açık Hava’da bir konser verecek. Öncesinde stüdyosundan hikayeler paylaşmak istedim. Norah Jones: 2002 yılında ilk albümünü Come Away With Me’yi yayımlayan Norah Jones, 17 Mayıs 2002 tarihinde Jools Holland’ın konuğu oldu. Jones’un katıldığı programda ayrıca Wilco, Beverly Knight, Eric Burdon, The Von Bondies, Damon Albarn & Afel Bocoum gibi isimler de diğer konuklar arasındaydı. Jones programda, ‘Don’t Know Why’ ile ‘Cold, Cold Heart’ parçalarını seslendirdi. Programla ilgili olarak Jones’un yorumları: “Bu programa çıktığımda, bilinen bir isim değildim….

FullSizeRender

04 Tem: Tigran Hamasyan’dan “Mockroot”

Yeni bir yazar keşfetmek heyecan verir okura. Daha önce izlemediğiniz bir oyuncunun harikalar yaratması iyi gelir. Yeni ve iyi bir şarkı ruhu temizler. İyi bir müzisyenle tanışmak, renktir. 23 Haziran, güneş batarken: Tigran Hamasyan’la Van Ahtamar Adası’nda Surp Haç Kilisesi’nde Tigran Hamasyan, yeni zamanların en iyi caz piyanistlerinden biri. Sadece caz piyanisti olarak tanımlamak haksızlık elbette.  Hamasyan’ın günümüzün en önemli caz piyanistleri arasında anılmasına neden olan da yelpazesinin genişliği. 1987 doğumlu müzisyenin çocukluğunun Led Zeppelin, Black Sabbath, Deep Purple, Queen,…