Oscar sadece sinema değildir!

Öncelikle 10
Ocak günü yapılan adayların açıklanması törenine gidelim. Bu törende 1972 yılından
beri ilk kez asıl törenin sunucusunu gördük. (1972’de de ödül töreninin ev
sahipliğini yapmış olan Charlton Heston tarafından açıklanmış adaylar.)
Bu yıl da
adayları gecenin ev sahibi Seth MacFarlane, yanına Emma Stone’u alarak ve sıradan
şakalarla bezenmiş bir sunumla açıkladı adayları. Bu sunucuların seçimine ve
aday açıklama töreninde de MacFarlane’in karşımıza çıkacak olmasına, izlenme
oranları üstünden bakmakta fayda var. Son on yıldır Oscar ödül töreninin
izlenme oranları dalgalı bir seyir izliyor. Titanik’in zaferiyle sonuçlanan
1998’de bir rekor kırarak 57,25 milyon izleyiciyi ekran başına çeken ödül
töreni, dünya üstünde 40-45 milyon izleyici aralığından aşağı düşünce yayıncı
kuruluşta tedirginlik başlıyor ve bu dalgalanmanın önüne geçebilmenin çeşitli
formülleri devreye giriyor.

 
 
Hafıza tazelemek için son beş yılın ödül töreni
sunucularına ve izlenirlik rakamlarına bakalım:
 
80. Akademi Ödülleri – 31.76 milyon – En İyi
Film: No Country for Old Men (Sunucu: Jon Stewart)
 
81. Akademi
Ödülleri
– 39.94 milyon – En İyi Film: Slumdog Millionaire (Sunucu: Hugh
Jackman)
 
82. Akademi
Ödülleri
– 41.62 milyon – En İyi Film: The Hurt Locker (Sunucular: Alec Baldwin
& Steve Martin)
 
83. Akademi
Ödülleri
– 37.63 milyon – En İyi Film: The King’s Speech (Sunucular: Anne
Hathaway & James Franco)
 
84. Akademi
Ödülleri
– 39.30 milyon – En İyi Film: The Artist (Sunucu: Billy Crystal)
 
Görüldüğü
gibi son beş yılda Billy Crystal gibi konunun uzmanı eski topraklardan Anne
Hathaway-James Franco ikilisi gibi MTV kuşağının hayranlığını ellerinde tutan
isimlere her tür sunucu tarzı denendi. Aday filmlerin sayısından salon
yerleşimine, yayının süresinden kırmızı halı esprilerine kadar her tür yenileme
yoluna gidildi. Aslında rakamlara bakınca durum kötü görünmüyor ama elbette
izlenirlik oranlarının katlanarak artması arzulanıyor. Bu yıl da hem
televizyonun hem sinemanın genç, izlenen, eğlendirici bir rol modeli, son beş
yılın yükselen değeri sunucu olarak seçildi. Hem yayıncı kuruluş hem de
Akademi, Oscar’a genç bir ilginin oluşması için ellerinden geleni yapıyorlar
anlayacağınız. Bu çabanın sonuçlarını ve Seth MacFarlane’in nasıl bir ilgiyle
karşılanacağını 24 Şubat’tan sonra öğreneceğiz elbette. Genç izleyiciyi hem
ödül töreniyle hem de Hollywood’un yeni üretim dalgasıyla daha çok dirsek
temasına sokmak Akademi’nin temel arzusu ve bu konuda meslek birliklerinin rolü
oldukça belirleyici. Özellikle de 2012 rakamlarına göre 5783 üyesi olan
Akademi’de, 1311 oyla en büyük grubu oluşturan Oyuncular Birliği’nin rolü. Üye sayısı artık 6000’i geçti. Ayrıca bir de yeni oylama sisteminin yaratacağı değişiklikler var; yeni elektronik oylamanın.
 
Unutulmamalı
ki, Oscar ödülleri merkezi kucaklamak isteyen sektörün bir sonraki yıldaki
üretimi için de belirleyici modeller sunuyor. Bu nedenle Jennifer Lawrence,
Anne Hathaway gibi genç ve gençlerin ikonları adayların varlığı Akademi için
önemli. Gerçekçi olalım; birçokları için sinemanın heyecanı olan Oscar,
bazıları için sadece sektörün popülerliğinin yükselmesi, yurt dışı satışlarının
artması, yayın reklam gelirlerinin ikiye üçe katlanması, sponsorların mutlu
olup daha çok yatırıma yönelmesi gibi anlamlara geliyor.
 
Kısacası, Oscar sadece
sinema değil.

Yorumlar (3)

Ödül Jennifer'a giderse hiçbir Oscar törenine katılmayan Woody Allen'ı biraz daha iyi anlarım.

eline sağlık yekta abiciğim..

Sevgili Yekta Kopan,
Helal olsun size!! Bugün Gece Gündüz'ü Müslüm Gürses'e ayırdınız ya, gerçekten helal olsun! Mustafa Avkıran da hislerimize tercüman oldu. Her ikinize de teşekkürler… İnşallah iyi haberlerini duyarız Müslüm Gürses'in.

bir yorum bırakın