“Hanım hanım! Bunlar benim repliklerim…”

Ice Age/Buz Devri filmlerini takip edenler biliyor; altıncı film geliyor. Bu yazıyı, serinin altıncı filmini bekleyenleri bilgilendirmek ve durumdan haberdar etmek için yazıyorum. Bu yeni filmin seslendirme kadrosunda -büyük ihtimalle- Ali Poyrazoğlu, Haluk Bilginer ve ben olmayacağız. Sonra söyleneceği başta söyledim, şimdi biraz da durumu anlatayım.

2002 tarihli ilk filmin Türkiye’deki seslendirmesinin yönetmenliğini Serdar Çakular yapmıştı. Rol dağıtımını ve ilk filmlerdeki ses dünyasını kuran isim Serdar’dır. Ona büyük bir teşekkür borçluyuz. Öncelikle orijinal seslerle yakın tonlara sahip isimler seçti: Ray Romano/Ali Poyrazoğlu, Denis Leary/Haluk Bilginer, John Leguizamo/Yekta Kopan eşleşmeleri de böyle oluştu. Ama daha önemlisi, Türkiye’deki seslerin rollerini özgürce yorumlamalarına sonsuz kapı açtı Serdar. Bunun için Amerika’daki yapımcılarla yazıştı, görüştü ve bizlerin rollerimizi bu coğrafyanın tonlamaları, replikleri ve yaklaşımıyla konuşmamız konusunda ne gerekiyorsa yaptı.

Kendimden, yani Sid rolünü yorumlamamdan örnek vereyim. John Leguizamo harika bir pelteklikle konuşmuştu Sid’i. Ama ben o peltekliği, biraz daha ileri götürmek istedim ve sonuçta bildiğimiz Sid konuşması ortaya çıktı. Bugün hala çokça kişi bana “Ben Sid taklidi yapabiliyorum” dediğinde gülümsememe neden olan bir konuşma bu. Sonuçta o taklit, aslında biraz da benim taklidim oluyor. Bir konuşmanın “taklit edilen” bir hale dönüşmesi, seslendirmeci için gurur kaynağı elbette.

Ama daha önemlisi, Sid’in replikleriydi. Filmi orijinal senaryonun birebir çevirisiyle konuştuğumuzda “kuru” olacağını düşünmüş ve Sid’in repliklerini değiştirmek istemiştim. Serdar Çakular bu konuda da bana sonsuz özgürlük verdi. Örneğin şu meşhur sahne… Orijinal metindeki cümlelerle konuşsaydım bu kadar hafızamızda kalmayacak olan o sahnede “Hanım hanım! Bunlar benim yavrularım!” demem, yaklaşık yirmi yıldır hepimizin güldüğü, tekrar ettiği, toplumsal hafızamızda yeri olan bir sahne yarattı.

Sid/Manny ya da Sid/Diego sahnelerindeki çoğu şaka, çoğu motif böyle çıktı hep. Tam bu noktada küçük bir anıyı da paylaşayım. Teknik nedenlerle seslendirmeciler stüdyoya tek başlarına giriyor uzun yıllardır. Yani konuşurken, diğer konuşmacının tonlamasından, ses renginden ya da repliğindeki değişiklikten haberini olmayabiliyor. Sanırım ikinci filmin kaydı sırasında Ali Poyrazoğlu’nun kendi bölümleri bittiği halde “Falanca sahneyi Yekta konuştuktan sonra bir kere daha konuşayım da, onun tonuyla-repliğiyle dengeli bir sahne olsun” dediğini biliyorum. Bu anı çok değerlidir benim için, en iyiye ulaşmak için gösterilen bir özveridir. Anlayacağınız, bu filmlerin kayıtları boyunca herkes işin “en iyi” olması için emeğini, zamanını ve mesleki bilgisini tümüyle kullandı.

İlerleyen bölümlerde ana kadroya birçok değerli seslendirme sanatçısı daha katıldı: Hakkı Ergök, Atilla Şendil, Mazlum Kiper, Aziz Güngör, Ayça Bingöl, Umut Tabak, Ahmet Taşar, Gazanfer Ündüz, Özge Çatıkkaş, Ayça Bingöl, Aydoğan Temel, Didem Atllıhan, Onur Kırış, Aslı Tandoğan, Fatih Özacun, Çağlar Çorumlu, Buğra Gülsoy ve Altan Erkekli gibi… Unuttuğum isimler vardır, özür dilerim.

Ice Age serisi Türkiye’de sinema gösterimlerinde seslendirilmiş versiyonu tercih edilen, DVD satışlarında rekor kıran ve hayran kulüpleri olan bir seri oldu. Bugün bile sosyal medyada Sid’e ait sayfalar var. Bu sayfalarda o en bilinen sahneler paylaşılıyor. Arada bir benim de önüme kendi sesimle bir sahne düşüyor. Kimi zaman “Boka bastık” diyor Sid, kimi zaman “Lop, rafadan, cıvık”.

Ve geldik altıncı filme… Bu film, Disney platformunda gösterilecekmiş. Bildiğim kadarıyla sinemalarda oynamayacak. Normaldir, günümüzde dijital platformlar izleniyor. Yani insanların bu filmi izleyebilmeleri için Türkiye’ye yeni giriş yapacak bu platforma üye olmaları istenecek.

Filmin seslendirme süreci için kayıtları Türkiye’de alacak firma ile ön görüşmeler yapıldı. Ama bu görüşmelerde Disney tarafının fiyat politikası önceki beş filmdeki gibi değildi. İşin bütçe kısmına çok girmeyeceğim. Ama madem böyle bir yazı yazdım dürüstçe söyleyeyim. Bu film için önerilen ücret, önceki hakedişlerimizden oldukça aşağıdaydı. Hele bir de dolar kuru üstünden düşünecek olursak…

Peki bu yazıyı neden yazdım? Önümüzdeki zaman diliminde bana ve diğer seslendirme sanatçılarına değer verip de “Neden siz konuşmadınız?” diyen Ice Age hayranlarına toplu bir cevap olsun diye yazdım. Tuhaf olan şu ki, şimdi yeni filmde başka seslendirme sanatçıları, bizleri taklit etmek zorunda bırakılacaklar. Dilerim yeni gelenler Ali’yi, Yekta’yı, Haluk’u taklit etmeden, kendi yorumlarıyla bir Ice Age izletmeyi tercih ederler.

Bizler bu filmde konuştuğumuz için hep mutlu olduk. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. İzleyenlerin beğenisiyle karşılığını aldığımız her anda gurur duyduk. Bundan sonra da işimizi yapmaya devam edeceğiz. Herkesin işinde emeğinin karşılığını almasını umut ettiğimiz bir dünyada…

Yorumlar (23)

Asla bu değerli harika sanatçılarımız olmazsa olmaz.Lütfen

Siz yoksanız biz de izleyemeyiz,onlar klasik lütfen klasiği bozmasınlar…

Bu beni ve ben gibi çok insanı üzer siz yoksanız o zaman filmin türkçe dublaj yapılmasına gerek yok @yektakopan @halukbilginer_ @alipoyrazoglu

Merhabalar
Önceki filmler için çok teşekkür ederim.
Bu duruma itiraz edebileceğimiz bir mail adresi yada iletişim bilgisi verirseniz tepkimizi dile getiririz.
Siz olmadan izlenmez o film 😔

Çok değerli sayın Yekta Bey,
Öncelikle bu zamana kadar Ice Age serisine verdiğiniz muhteşem emekleriniz için çok teşekkür ediyorum. Bizlerin hayatında sizin seslendirdiğiniz Sid’in çok çok önemli bir yeri var, zira siz de fark etmişsinizdir. Yeni gelecek olan filmin seslendirme kadrosunda sizin isminizi görememek bizi inanılmaz üzdü, sanki bir devir kapanmış gibi hissettik. Lakin biz Yekta Kopan’ın eşsiz sesinden dinlediğimiz Sid karakterini asla unutmayacağız! Her ne kadar çok üzülsek de, bize yaşattığınız eşi benzeri olmayan anılar için canı gönülden teşekkür ediyoruz. Minnettarız. Sonraki çalışmalarınızı da dört gözle bekliyor olacağız.
Esenlikler dilerim.

Yekta Bey,

Film platforma giriş yaptığında ve dublajlı olarak açıp izlemeye başladıklarında durumu o an fark edenler filmden bile vazgeçebilirler.
Eminim yılların alışılmış sesini duyamamak insanlarda hayal kırıklığı yaratacaktır.
Niyetim yeni seslendirmesini yapacak kişi ve kişileri kötülemek değil fakat herkes biliyor karakter-ses eşleşmesini.

Sizin gibi insanların yolu her daim açık olsun.

Yekta Bey, ne dürüst ne kaliteli bir insansız …Meramınızı hiç dolandırmadan ne de güzel anlatmışsınız. Hababam Sınıfı’nında çok yeni türleri çekildi.Ama biz halen Kemal Sunal’lı Şener Şen’li ilk seriye hastayız.Sizde eminim öyle olacaksınız.👏👏Emeğinize, yüreğinize sağlık

Hatice Aker Yazıcı

Hani bir şarkıyı ilk kimden dinlerseniz hep onun sesini yorumunu arar ya kulaklar ve diğerleri aynı şarkıyı söylse de asla yerini tutamaz işte bu da böyle birşey… Biz sizinle yorumunuz ses tonunuz ses ahenginizle kısacası bu mükemmel uyum ile sevdik sizi. Yekta bey üzüldük. Umarım bu karadan dönmenizi sağlayacak gelişmelerle dolu günşeri yaşarız. İyi ki Sid’e ve Arkadaşlarına siz hayat vermişsiniz. Sizi çok seviyoruz başarılarınız daim olsun Sevgi ve saygıyla….

inşallah sinemada yayınlanır yeni film ve siz seslendirirsiniz

Yenisini seslendiren de mutlaka cok caba sarfedecek ve guzel is yapacaktir. Ama sizden aldigimiz o hissi vermeyecektir. Tıpkı Shrek’te olduğu gibi. Okan Bayülgen ve Mehmet Ali Erbil seslendirmesi degilse izlemiyorum. Bu arada yaşım 48 ve 20 yasindaki ikizlerimle yilda en az 2 kere Buz Devri’ni izleriz. O işte de sizin olmanızi dilerdik ama sizin kararınız çok daha değerli. Emek güçtür. Karşılığı verilmelidir. Sevgi ve saygilarimla

Emeğinize sağlık alıştığımız çok sevdiğimiz bir hayli benimsediğimiz sesleri harika doğaçlamaları duyamamak üzücü verilen emeğin her geçen gün değersizleşmesi dahada üzücü izleyici olarak elden ne gelir bilmiyorum ama özledik sizleri umarım maddi manevi mutlu olacağınız nice güzel işlere imza atarsınız hafızalara yeni replikler kazınır 🙂

Gerçekten çok üzüldüm, oğlum ve ben filmi uzun yıllardır müthiş seslendirmeniz için izliyorduk😥

Size de hakkınız ödenmez dediler demek… Çok yazık…

Sonuna kadar okudum ve çok üzüldüm. Bir yarımız eksik kaldı…

Zaen o kadar içimizden biriydi ki Sid, dublajın seslendirmecinin değiştirdiğini tahmin edebilmiştik.
Hala heyecanla izliyorum ben sid sahnelerini. Ve binlerce kez kahkaha atmamış gibi tekrar tekrar kahkaha atıyorum.
Baktığınız da belki de ya para için bu yapılır mı diyenler olablir ama emeğin ve kaç senelik işin karşılığında para değilde verilmeyen değer insanı kırıyor gerçekten de.
Yaptığınız işe,emeğe karşı hakaret veya değersizlik gibi.
Çok üzüldüm daha yeni yeni Sid repliği duyamayacağız diye.
Ama yıllardır aynı repliklere hiç gülmemiş gibi tekrar tekrar kahkaha atıyorsak yine ve yine izler izler güleriz.
Her güzel şeyin bir sonu vardır. Biraz sizin ve bizim açımızdan pek iç açıcı bir son olmasa, olsun.
Bize veya bana diyim 5 tane film ve biiiir sürü replik kaldı.
Bu kadar zaman bizi böyle güldürdüğünüz, emeğiniz, çabanız, işinize verdiğiniz değer için çokça teşekkür ederim.

İzlemem ki böyle olursa..tat vermez zaten neden eski seslendirme kadrosuyla çalışmazlar amaçları ne ki acaba ? Üzüldüm.

Yeni filmin çıkacağına duyduğum heyecanı söndürdü bu haber. Fakat bizler, hak ettiğiniz değeri gördüğünüz mecralarda her zaman sizi takip etmeye devam edeceğiz.

bu dava sensiz olmaz reis… sen yoksan biz de yokuz.

bu üçlünün biri bile olmazsa filme yok muamelesi yaparım.

Genellikle altyazılı izlemeyi tercih ettiğim halde sizlerin başarılı seslendirmesi bize Buz Devri filmini Türkçe dublajlı seyrettirdi. Umarım yeni filmde anlaşma sağlayıp hakkınızı alabilirsiniz.

Bu meslekte bir okulsunuz. Kuşkusuz, kuşağınızın en önemli birkaç konuşmacısından birisiniz. Bunları değerlendirme ve dillendirme yetkinliğinde olduğumdan değil, sonraki kuşaklardan biri olarak yolumuzu aydınlatanlardan olduğunuzdan bir nevi minnettarlık belirteci olsun diye söylüyorum. Ama bu işin, böyle bir haber ortaya çıktıktan sonra dublajının asla yapılamaması lazım. Her hangi biri bu role çağırıldığında “gelirim” diyememeli. Bence stüdyonun her hangi bir konuşmacıya bu işi teklif edebilmesi bile düşünülememeli. Ama yüzsüzlük daha ne kadar had bilmez bir seviyeye ulaşacak merakla bekliyorum. Bir yandan da dönüp dolaşıp tekrar kapınızı çalmaktan başka çarelerinin kalmayacağını da düşünüyorum. Bence kimse meslekte kendini bu seviyeye çekecek değildir diye umuyorum. Sesiniz de replikleriniz de öyküleriniz de aydınlığınız da eksik olmasın. Sevgi ve saygılar güzel ağabeyim.

Yanınızdayız. Disney+ için en önemli reklam malzemelerinden birisi Buz Devri olacak Disney+ Türkiye için. Sid’e yaptırabilecek kısa disney+ reklamlarını düşündüm de aldığınızdan çok daha fazlasını hakediyorsunuz. Umarım bu iş en yakın zamanda çözülür. Çok sevgiler.

Sizin olağanüstü seslendirmenizle inanılmaz populer olmuş bir karektere yapılmamalıydı. Buz devri en sevdiğim animasyon. Sizle daha bir güzeldi. Bir dönemin sonu gibi hissettim. Böylesine net ve dürüst açıklama için de size ayrıca teşekkür etmek isterim.

bir yorum bırakın