Bitirmekte zorlandığınız kitaplar hangileri?

Elbette soruyu duyar duymaz burun kıvıran olacaktır. “Ben ne olursa olsun, başladığım kitabı bitiririm,” diyerek ukala bir bakış atacaktır soruyu sorana.

Ama sorunun yol arkadaşı olan da vardır; benim gibi. İtiraf ediyorum, bitirmekte zorlandığım, dahası bitirmeden kenara koyduğum çok sayıda kitap vardır. Bunun, yani bir kitabı erkenden terk etmenin okurun en doğal hakkı olduğunu düşünürüm.

Gerçi iyi okurun direnci fazladır. Üstelik yıllar içinde edinilmiş tecrübeyle, kendi değerlerine göre elemeyi yolun başında yapar. Kendi okuma meşrebine uygun kitapla buluştuğu anda, hangi kitap olursa olsun sayfaları hızla çevirmeye başlar.

Benim derdim yarım bırakılmış, bitirilememiş, bir türlü akıp gitmemiş “iyi” kitaplarla. Öyle olur ki, kitabı sizden başka herkesin okuyup bitirebildiği hissine kapıılırsınız. Bir siz okuyamamışsınızdır. Bir siz eksik kalmışsınızdır. Kim ister “Okurlar Takımın”nda ömür boyu yedek oyuncu olmayı?

Bazen uyum sağlanamaz işte, kan tutmaz, tıkanıp kalır okur. Kötü bir kitabı bırakmaya üzülmez de, iyi bir kitabı bitiremediği zaman canı yanar.

Joseph Conrad’ın “Gizli Ajan”ı böyle kitaplardandır benim için; kaç kere başladım ama yirmi sayfadan fazla ilerleyemiyorum. Yine de pes etmiş değilim, belki bir gün…

Peki sizin bitirmekte zorlandığınız bir kitap var mı?

Gizli Ajan’ın İletişim Yayınları tarafından yayımlanmış Türkçe baskısı… Yeri gelmişken söyleyeyim kitabı farklı baskılarda okumayı denediğimde de sonuç değişmedi.

Yorumlar (58)

Vadideki Zambak-Balzac. Kac kere basladiysam bitiremedim 🙂

http://www.amazon.com/Liars-Club-Memoir-Mary-Karr/dp/0143035746

İki kere yarım bıraktım. Ama sonra bir gün bitirebildiğimde "Liars' club" diye bir parça yazdım. Şimdi hep çalıyoruz!

Oğuz Atay-Tutunamayanlar. Çok iyi olduğunu biliyorum fakat internet ortamında istemsiz de olsa kitabın can alıcı noktalarını okuyup, ana hatlarını öğrenince özeti anlatılmış film tadı verdi.Ilerleyemedim malesef, yarım kaldı..

Balzac'ın Vadideki Zambak.. Neden bitiremiyorum. Sanırım Cemal Süreya'nın çeviri güzelliği yakamı bırakmasın diye..

Albert Camus'nün Sisifos Söyleni'ni ilk okuma çabam 17 yaşındayken başladı. 21'e keder 4 kez deneyip bıraktım, en son 22 yaşında, 5. denememde bitirdim. Gururluyum…

capote'un kabul edilmiş dualar en son yarım bıraktığım kitaptı. bir de nietzche'nin deccal sahte isa'yı tam 4 kera başlasam da henüz bitiremedim. ikisini de eller rahatlıkla okuyabilir, benimse henüz günüm gelmedi.

Moby Dick ve Tam Benim Tipim!!!Kaldım öyle…ilerliyemiyorum.Özellikle Moby Dİck'e kaç kez baştan başladım ama bir süre sonra dayanamadım bıraktım.İşin ilginci sıkıldığımdan değil.Belkide bitirip ayrılmaktan korkuyorumdur.

Kitap yarım bırakmayı sevmem. Arkamdan ağlar gibi gelir hep.
Ama son zamanlarda okuyamadan yarım kalan bir kitabım var: Prag Mezarlığı.
Murathan Mungan'ın önerisi olduğu için kendimi okuma konusunda çok zorladım ve fakat gitmedi.

Sevgiler.

Ivan Goncharov'un Oblomov kitabındaki o tembellik ruhu her başlayışımda bana da sirayet etti ve sonuç hiç değişmedi. ben de durumu 'bu kitabı bitirmek kitabın ruhuna aykırı' diyerek mantığa bürüdüm :))

"Yüzyıllık Yalnızlık" Kaç kere denesem de bir türlü bitiremedim, olmadı ısınamadım.
Ursula Le Guin kitapları, Mülksüzler'le başladım, başladığım gibi bıraktım, bilim kurgu sevmiyormuşum, onu farkettirdi.
Bir de yıllar önce kitap fuarında Sartre kitaplarına niyetlenmiştim ama stand görevlisi tipime bakıp "sen bunu bitiremessin" deyince tokatı yemiş özgüvenimle kalkışmadım bile, belki yaşım ilerleyince denerim 🙂

Benim de yarım bıraktığım birkaç kitap oldu ve bazısına birkaç yıl sonra elime aldığımda devam edebildim, bazısı ise halen kütüphanemde okunacağı günü beklemekte. Yarım kalan kitaplardan bana en acı deneyimi yaşatan John Fowles'un Daniel Martin'i oldu. Bir John Fowles okuru olarak yazarın tek okumadığım kitabı olan "Daniel Martin"in Türkçe'ye çevrilmesini çok uzun zamandır bekliyordum.
Bu beklentim sonunda gerçekleşti ve çok büyük bir hevesle kitabı alarak okumaya başladım fakat hayal kırıklığına uğradım.
Yazarın masterpiece'i denilebilecek bir eserinin yayınevi tarafından okunamaz bir hale getirildiğini gördüm.
Çeviri o kadar kötü ki,cümle kuramamak bir yana, imla kurallarına bile dikkat edilmemiş. – de'ler, -ki'ler yanlış yazılacak kadar utanç verici.
Anladığım kadarı ile 800 sayfanın redaksiyonu zor geldi ve hiç dikkat etmeden, çevirmenin teslimi ile yayımlamışlar.
Böylelikle, en sevdiğim yazarın heyecanla beklediğim eserini her sayfayı en az iki kere ve İngilizcesi ile karşılaştırarak okumam gerektiğinden bir süre sonra bırakmak zorunda kaldım…

Ulysses-James Joyce ve Varlık ve Hiçlik-Jean Paul Sartre

Heinrich Böll: Ademoğlu Nerdeydin?

Evett, hem de; çok sevdiğim birçok kitabını daha ilk gençlik yıllarımda zevkle okuyup bitirice mahzunlaştığım Büyük Yazar, Yaşar Kemal'in, "Karıncanın Su İçtiği" romanı. Neden bitiremediğimi anlamış değilim, hala. Oysa tam da, bir çırpıda okuduğum bol ve detaylı betimlemelerle süslü bir romandı. Yarısına kadar okumayı başarmıştım, okuyup okuyup tekrar başa sararak. Ve yine bırakmıştım elimden. Sonra bir proğramda, roman övüle övüle bitirilemeyince, ben nasıl olur da okumakta zorlanır sıkılırım böylesi bir kitabı diye çok kızdım kendime. Roman konusu ve işlenişiyle çok değerliydi elbette, buna şüphe yok. Belki farklı bir ruh halindeydim o aralar ve bana çok hitabetmemişti kitap. Şimdi yeni baştan, yeni bir bakış açısıyla okumak istedim bu romanı. Ama ne kitaplığımda ve ne de evin altüst ettiğim hiçbir yerinde bulamıyorum. Çok üzgünüm.

Sevgiler

Ben de bir türlü Gogol'un Ölü Canlar kitabını bitirebilmiş değilim. Halbuki o kadar çok denedim ki. Eminim gelecekte bir gün tekrar denerim.

Sabahattin Ali'nin "İçimizdeki şeytan" kitabıdır benim için.
Ne kadar rahatsız hissettiğimi bilemezsiniz. Kitaplığımın yanına gittiğimde Hiç bakmamaya çalışıyorum kitabın bulunduğu yere. Eğer bakarsam Sabahattin Alinin o pencereye dönük yüzü birden bana dönüp bağıracakmış gibi gelir. OKU !

orhan pamuk – masumiyet müzesi
malesef sonuna kadar okumayı başaramadım
aslında kitapları yarım bırakma adetim yoktur ama bu kitabı sevemedim:(

E.M. Forster'ın Hindistan'a Bir Geçit kitabını bir türlü bitiremedim. Üstelik bir keresinde kitabın yarısından fazlasını okudum. Bazı kitaplar zamanını bekliyor diye düşünüyorum ve ara ara zamanının gelip gelmediğini anlamak için kitabın ilk sayfalarını okuyorum.

Marcel Proust ve Kayıp Zamanın İzinde… İlk kitabı başladım fakat maalesef yarım kaldı.

Yekta'cığım ne güzel bir konuya değinmişsin aklına / ellerine sağlık.

Herkes gibi benim de okumakta zorlandığım bir çok kitap olmuştur mutlaka, ancak onu da inat edip bitirmeyi başarabildim …

Peki mi oldu sonunda ? Hiçbirşey … Maalesef 🙁

Paulo Coelho – Kazanan Yalnızdır.

Sevgilerimle

suç ve ceza, milyonlarca insanın okuduğu, binlerce iyi eleştiri alan, kiminin hayatını kiminin bakış açısını değiştiren bu kitabı onlarca kez aldım elime, 12-13 yaşımdan beri… 28 yaşındayım.
hayat bir örgüyse o minik ilmeğin zamanı belki benim için gelmemiştir. yatsın yine kitaplıkta bir gün okurum belki.. ondan öğreneceğim şeylerin vakti var demek ki..

Prag Mezarlığı. İki kere başladım ama bitiremedim.

Herkes gibi iki tür bitirememe hali bende de oldu/var.. Bir, çok sevip de bitirmek istememek var; ama bu uzun bir liste ve gerekçeleri her birinde farkli.. Bir de dil, içerik, yazarin bizatihi kendisi, kullanilmis olan hurufat vs gibi pek çok nedenle itici gelen kitaplar var. Tek örnek vereyim de sizi yormayayim: Elif Schafak'in bütün yazdiklari!
Ne garip sey ki, hangisini elime aldiysam, birinci sayfayi bitirebilmek kismet olmadi.

cahilus

Dostoyevski'nin Budala'si, ikinci kitap. Maksim Gorki'nin "Ekmegimi Kazanirken". Galiba serilerin ikinci kitaplariyla ilgili bir sorunum var. Ince Memed en hayran oldugum serilerden romanlardan olmasina ragmen 2 ve 3. kitaplar zor bitti.

çok güleceksini ama ben en sabun köpüğü kitaplardan biri olan Debbie Macomber'in Bahçemde yeşeren umutlar kitabını bitiremedim. Sürekli her bölümde bir önceki bölüme ait kısa özet geçmesi içimi şişirdi. Gerizekalı muamelesi görmüş gibi hissettim.çok uğraştım ama yok bitmedi bir türlü:(

"Tutunamayanlar"… Bir kitaba tutunamıyorum.

Sandy Tolan'ın Limon Ağacı, İskender Pala'nın Od ve Chris Cleave'nin Küçük Arı. Bu üç kitap özellikle Limon Ağacı benim kendimi kötü hissetmeme sebep olur. Keşke okuyabilseydim ama iki kez elime aldım. Başladım ve hiç bir şey anlamadım:( Bu kitabı okumalıyım diye düşünürüm ama nasıl?

Eklemeyi unutmuşum:Madom Bovary'ye kaç kez başladığımı ve bıraktığımı ben bile bilmiyorum.Bir de Pierre Lepere'in Mona Lisa'nın Dudakları kitabı…

Sigmund Freud – Psikanaliz Üzerine. Bu kitabı bir türlü bitiremedim. Hatta henüz bitirebilecek kadar bilişsel anlamda gelişmediğime kanaat getirdim. Bir gün tekrar denemeye kararlıyım ama.

H.Bul-
Köy-W.Faulkner. Ayakizlaerinde Adımlar-J.Cortazar

Kitabı yarıda bırakma konusunda çeviri kalitesinin payını da görmezden gelemeyiz.Özellikle felsefe kitaplarında sorun yaratan bir durum bu.Kendim için konuşacak olursam:

Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Mahcubiyetim büyük.

ben de josph conrad'ın iki kitabını aldım birini zor bitirdim birini başlamaya cesaret edemedim bile..bence çevirisinde sorun vardı bilmiyorum

Yusuf ATILGAN " Aylak adam" .Kaç kere sıfırdan başladıysam fayda etmedi.Bir noktada tıkanıp kaldım.Ya kendi hayat mücadelem gizliden gizliye izin vermedi.Kaç kere temiz bir zihinle sabahın köründe kalktım yeniden başladım , ama nafile.Bu arada virgülden sonra ama kelimesini yazmak bana garip geliyor , ama yinede kullandım. 🙂

Luis Martin Santos'un Sessizlik Zamanı… Haksızlık etmeyeyim, sadece bir kez denedim ama nedense ilk 20 sayfadan sonra devam edemedim. Bir kez daha şans vermek lazım.

Kitapları yarım bırakmayı pek sevmiyorum. Zorla bitirmek de ne kadar anlamlı emin değilim.
Ama benim de okumak isteyip de bir türlü başlayamadığım kitaplar var, biliyor musunuz?
Kitap kapakları hoşuma gitmeyince elime aldığımda içime sıkıntı basıyor, ne tuhaf!
Mesela şimdi evde duran Şebnem İşigüzel'in "Çöplük" ve Haruki Murakami'nin "Yaban Koyununun İzinde".. Kaç kere denedim, olmadı..
Bu tavrım beni önyargılı yapıyor olabilir, tekrar deneyeceğim..

James Joyce – Ulysses… Belki de Ingilizce'sini okumaya calistigim icin oluyor. Kac kere basladiysam bitiremedim. Hatta su an kutuphanemde tam karsimda duruyor. Belki bir gun yine denerim..

Sınırsız güç, Anthony Robbins.

tununamayanlar'a tutunamadım 😉

Halide Edip Adıvar'ın Mor Salkımlı Ev Kitabı. Hala kütüphanemde okunabileceği bir günü bekler.

Honore de Balzac- Goriot Baba

Kafamda hangi düşünceler vardı bu kitabı okuduğumda bilmiyorum, ama yarıda bırakmıştım, tekrar okunmayı bekleyerek kitaplıkta duruyor.

gazap üzümleri , john steinbeck

Sandy Tolan Limon Ağacı adlı kitabını iki kez elime almama ragmen ı-ıh bitmiyor değil ilerleyemiyorum bile,tarihler,insanlar,olaylar…Ben de bitmemiş kitapları sevmem ve kitaplığımı görüp hepsini okudun mu diye soranlara da mahçup mahçup eh işte dedirten kitaplarım vardır :))

Tahsin Yücel'in SONUNCU Romanını uzun uğraşlar SONUCUnda bitirdim ancak okuduğum en bitmez kitaptı…

Knut hamson muydu ne onu bitiremedim Açlık kitabını..Bi başlayıp bitiremediğim kitap oydu

Oğuz Atay, Tutunamayanlar , bir gün bitireceğim seni ve hayatın anlamı benim için çözülecek…

orhan pamuk kitapları bu kategoridedir benim için.

Salman Rüşdi – Geceyarısı Çocukları. Sanırım altı aya yakındır elimde, sekmeden her hafta üç beş sayfa okuyorum, ümidimi yitirmedim denebilir.

Oğuz Atay tutunamayanlar malesef 3 kez okumaya başladım bitiremedim ….

tutunamayanlar bitirdim ama gelin bir de bana sorun belki 1 sene sürdü gün aşırı 1-2 sayfa okuyarak..

Burada anılan kitaplara bakınca sorunun onlarda değil bizde olduğunu görebiliriz. Bir çoğunu nefessiz okuduğumu hatırlıyorum.

Haruki Murakami'nin İmkansızın Şarkısı'na (Norwegian Wood) iki-üç kez başlayıp 20 sayfadan öte gidemedim. Orhan Pamuk'un Cevdet Bey ve Oğulları yine aynı. Eminim duygudurumumuzla ilgili bir şey.

Romandan romana değişmekle birlikte benim için bir "kitaba giriş" mesafesi var. Onu katedene dek yarıda bırakma riski her kitap için geçerli.

Sartre'ın Bulantı'sını okurken ne zorlandığımı hatırladım şimdi…

fotoğrafta kadın da vardı- heinrich böll

kitapta kendimi buldum, durduk yere. üslubu özellikle nasıl "işte bu!". bitiremiyorum yekta bey, fazlaca etkilendiğim herşeyden uzaklaşırım.

'Şairin Romanı' ilerleyemiyorum, bitiremiyorum.Tuhaf olan kitabı beğenmiş olmam.Kime nasıl açıklayabilirim ki bunu 🙂

off oğuz atay tutunamayanlar nıyeyse bır turlu tutunamadım bende 🙂

Oblomov. Rusya'da devrim niteliği taşıdığı söylenen kitap. Okudum, bu kitap nasıl devrim yaratmış olabilir ki dedim ve bıraktım. Bir de Devlet var. Çeviriden de kaynaklanmış olabilir. Bitiremedim.

bir yorum bırakın