Tiyatro

rote-flora-3

13 Nis: Bir Tuvalet Fırçası Olarak Sanat

Berlin’de, Schaubühne’de bir oyun izliyorum. Metnin kimi kırılma anlarında, oyunculardan biri zamanında popüler olmuş şarkılardan birini söylemeye başlıyor. Oyunun sorgulayıcı akışı içinde, o popüler şarkı, zihnimizdeki algısından başka bir anlamla çıkıyor karşımıza. Bir noktadan başka bir noktaya savruluyoruz. Ben de Berlin’den Hamburg’a savruluyorum bir anda. Hamburg’da tuhaf işler dönüyor 21 Aralık’tan bu yana. 80’li yılların ‘işgal evi’ hareketinin Hamburg ayaklarından biri olan ve 1989 yılından bu yana solcu grupların işgalinde bulunan Rote Flora Kültür Merkezi’nin boşaltılması istenince başladı her şey….

unnamed

17 Ara: “Rob’da Bul, Maya’da İzle”

Robinson Crusoe 389, kapanmamak için direnen şehir kitapçılarının sembolü haline geldi.  2013 yazının ortalarından itibaren, iyice daralan ekonomik çemberini kırmak için ses çıkaran Robinson’a özellikle yazarlardan ve okurlardan büyük bir destek geldi. İmza günleri düzenlendi hemen. Okurlar imza günlerinde hem kitapçıyı hem de yazarları yalnız bırakmadılar, kuyruklar Beyoğlu’na taştı.  Bir yandan da RobKart uygulaması başladı. Dünyanın önde gelen kitapçılarından da benzerlerini sıklıkla gördüğümüz bir uygulama ile, isteyen istediği miktarda nakitle “dolduracağı” RobKart’ını cebine koydu. Hem nakit para akışını hem de…

oyuncu-için-pratik-el-kitabı

09 Kas: Hem oyuncuya hem seyirciye

“Oyuncu İçin Pratik Elkitabı”, dizi, film ve sahnede iyi oyunculuk için ne yapılması gerektiğine ve hatta ne yapılmaması gerektiğine dair ipuçları barındırıyor.Kısa film jürilerinde sıklıkla konuşulan konulardan biri de, oyunculuğun filme olumlu / olumsuz etkisidir. Oyunculukların ödül için değerlendirmeye alınmadığı ama sonuca etki ettiği kısa film yarışmalarındaki oyunculukları oldukça genel ve kaba bir şekilde şöyle sınıflayabiliriz:1. Amatör oyuncular: Çoğu zaman arkadaşlar ya da anne-baba yakınlığındaki çevreden seçilmiş ve “Ben yapamam,” demesine aldırmadan ikna edilmiş kişilerden oluşur. Eğer yönetmen bu isimleri…

tuncel-kurtiz

28 Eyl: Tuncel Kurtiz için…

Tuncel Kurtiz’le sohbet edebilmek. Düşüncesi bile güzel. Şanslıyım ki, bu güzelliği yaşadım. En uzun sohbetlerimizden birini, Ahmet Boyacıoğlu’nun “Siyah-Beyaz” filmi öncesinde yapmıştık. Nasıl da keyifliydi o gün. Ankara’nın eşsiz galeri-barı Siyah-Beyaz üstüne konuşurken, mekanla ilgili kişisel hikayemi anlatmıştım Tuncel Abi’ye. İlgiyle, daha da ötesi sevgiyle dinlemişti bu hikayeyi. Geçmişten gelen cümlelerin tozlu güzelliğine sığınacağına, geleceğe dair ışıklar düşürmüştü ortama. Daha yıllar yılı çalışmayı, üretmeyi düşünüyordu. Sonraki buluşmamızda biraz yorgun görmüştüm onu. Samimiyetle sormuştum “Nasılsın?” diye. Bir yanı her zaman olduğu…

Antonin-Artaud-9189906-1-402

04 Eyl: O esnada başka bir yerde…

… Antonin Artaud, La Passion de Jeanne d’Arc filminin bir sahnesinde, gördüğünün ötesinde bir noktaya bakmaktadır. Antonin Artaud (1896 – 1948) Menenjit, depresyon, elektro şok, şizofreni, kanser, uyuşturucu…  Sinema, tiyatro, edebiyat, şiir… Savaşlar, mutsuzluklar, dostluklar, ihanetler… Bitmek bilmeyen bir intihar gibi yaşamak! 

macide_tanir_b

06 Şub: O esnada başka bir yerde…

…bir aynadan bakar her birini aynı içtenlikle giydiği onlarca karakterden geçmiş yüzüne, o muhteşem duruşuyla… ve o esnada başka bir yerdedir artık Macide Tanır da… Macide Tanır (1922 – 2013) Ankara Radyosu’nda, temsil kayıtları yaptığımız günler. Macide Hanım, her repliğin önünde arkasında düzeltiyor beni. Tonlamadan nefes almaya, mikrofon önü duruşundan hayat duruşuna kadar. Tane tane anlatıyor ne yapmam, ne yapmamam gerektiğini. Derslerimin ne durumda olduğunu soruyor her gördüğünde; okul öncelikli olmak zorunda. Hatta stüdyoya girmeden ne yediğimi bile soruyor; çok yediysem…

jeyan-mahfi-ayral-tozum_68921

31 Ağu: Sesinden Ayrı Kalan Yüz

Türk sinemasının kimine göre seri üretim içinde olduğu, kimine göre altın çağını yaşadığı yıllar hepimizin bellek koridorlarında birden çok kapının açılmasına neden olan yıllardır. Cumhuriyet projesinin sosyal hareketlerinin beyazperdedeki karşılıkları içinde zengin kızlar, fakir oğlanlar, kenar mahalle bıçkınları, fabrikatör babalar, kötü yola düşen anneler, sınıfsal farklılıkları temsil etmek istercesine ortalıkta dolaşan aşçılar, uşaklar, şoförler… Aşk, çekirdek aile kavramına ulaşmak için gereken bir eylemdir; genç kızlar anne olmak özlemlerini, yakışıklı delikanlılar evlerinin kadını olacak açılmamış çiçeği aradıklarını vurgular her fırsatta. Kadının…

ergin

21 Tem: O esnada başka bir yerde…

…Ergin Orbey, Türk sinemasının unutulmaz sahnelerinden birinde, Hababam Sınıfı’nı denetleyen müfettiş rolünde, sinir krizinin hemen eşiğindendir. Ergin Orbey. 2012’de aramızdan ayrıldı. Çocukluğumun Ankara’sında, o erken yaş çalışmalarının  tablolarında hep o var. Ankara Radyosu’ndaki unutulmaz Okul Radyosu, Çocuk Bahçesi ya da Arkası Yarın kayıtlarında yönetmen koltuğunda oturur, hoşgörülü ve sakin bir eğitici yaklaşımıyla sarıp sarmalardı. “Başla!” komutu verene kadar geçen saniyelerde, bıyığının köşesini çekiştirir, gözünü bir an olsun metinden ayırmazdı. Yumuşak bir el hareketiyle başlatırdı kaydı; sonrası akar giderdi zaten. Tiyatro…

muhsinertugrul

13 Nis: O esnada başka bir yerde…

…Muhsin Ertuğrul, Octave Baudoin rolünde harikalar yaratmaktadır. Muhsin Ertuğrul, 1912’de Burhanettin Tepsi tarafından sahneye konan Loyson’un L’Apôtre adlı yapıtından uyarlanmış “Müçtehit” oyununda Octave Baudouin rolünde. Fil Uçuşu, tiyatroya adanmış bir ömrün örnek ismi Muhsin Ertuğrul’u, Şehir Tiyatroları’nın yönetiminin belediye bürokratlarının eline bırakılmasının konuşulduğu, adının verildiği tiyatronun önünde bütün tiyatrocuların siyasi baskılara karşı tekyürek olacağı günde saygıyla selamlıyor.

13 Nis: Bir tek AKM yeter mi?

10 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan 18. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı 10 10 10 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek olan leri arasında gerçekleşecek olan leri arasında gerçekleşecek olan 18. İstanbul Tiyatro Festivali‘nin programı açıklandı. Uluslararası festivalin programında Türkiye’den çok sayıda oyun olduğu dikkat çekiyor. Büyük prodüksiyonlardan özellikle tavsiye edilecekler de var elbette; Hamlet, Orfeo ve Ha Hans, Ha Heiri. Gelelim Tiyatro Festivali’nde madalyonun öbür yüzüne. Tamam, günün sonunda başarılı ve çekici bir program oluşturuldu ama…