Sinema

unnamed

13 Eyl: Abluka’ya Ödül

Güzel şeyler de oluyor. Hem de çok güzel şeyler. Emin Alper imzalı Tepenin Ardı‘nın hayranı olanlardanım. Dolayısıyla yönetmenin ikinci uzun metraj filmi Abluka‘yı da merakla bekliyorum.  O bekleyiş sırasında harika bir haber geldi. Emin Alper‘in yeni filmi Abluka dünya galasını yaptığı 72. Venedik Film Festivali‘nin ana yarışma bölümünde Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. Meksikalı yönetmen Alfonso Cuaron‘un başkanlığındaki jüride Nuri Bilge Ceylan, Alman oyuncu Diane Kruger, İngiliz yönetmen Lynne Ramsay gibi dünyaca ünlü isimler yer alıyordu. Alper ödülünü jüride yer alan Tayvanlı…

752292

13 Eyl: Sophia Loren: Dün, Bugün, Yarın

Elbette değerlidir herkesin hayat hikayesi. ‘Hayatımı yazsam roman olur’ klişesinden öte bir değer bu. Bizi biz yapan hikayelerin toplamından oluşuyor ömür dediğimiz şey. Kimi zaman, özellikle Fil Uçuşu’nda otobiyografik notlar yazıyorum. Anılar, an’lar, kişiler.. Ama oturup bütün hayat hikayemi yazmayı, otobiyografik bir kitap kaleme almayı hiç düşünmedim. Böylesi kitapların ‘samimi’ olması zordur çünkü. Kimi olayları tam hatırlayamazsınız, kimilerini değiştirmek zorunda kalırsınız, şunu incitmeyeyim-bunu kırmayayım derken ufaktan yalan söylemeye başlarsınız. Oysa hayat sizi üzmüş ve kırmıştır. Tuhaf işler… Üstelik hafızam o…

0

06 Eyl: Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” beyaz perdede!

Masumiyet Müzesi okurları bu belgeseli heyecanla bekliyor. Belgeselin prömiyeri 7 Eylül Pazartesi günü Venedik Film Festivali’nde gerçekleşecek. Belgeselde Kemal ve Füsun’un 70’li yıllarda yaşadıkları trajik aşkın ve bu aşka tanıklık eden eşyaların hikâyesi Orhan Pamuk’un anlatımıyla izleyiciyle buluşacak.

tumblr_mc99zatHQW1qgoyu1o1_r5_500

21 Haz: Stuart Sutcliffe ile Astrid Kirchherr

Şu yukarıdaki fotoğraf müzik tarihinin en hüzünlü -yoksa tuhaf mı demeli- hikayelerinden birine ait. Stuart Sutcliffe ile Astrid Kirchherr‘in bir fotoğrafı. 1959-66 yılları arasının Alman modern sanatçısı Astrid ile The Beatles grubunun ilk basçısı İskoç müzisyen Stuart. 14-15 yaşlarımdayken Beatles hayranlığım, derinlemesine inceleme tutkusuna dönüştüğünde, kadim dostum Levent Gönenç ile keşfetmiştik Stuart’ın hikayesini. Hatta o yıllarda, Ankara Batı Sineması’nda Beatles’ın Hamburg dönemini anlatan bir film izlemiştik. Sonradan bir türlü bulamadım o filmi. Hangi film olduğunu bilen varsa, söylesin lütfen… Bir…

Sinema_Resimleri284629

21 Haz: Motor

Farklı yönetmenlere atfedilen ve bilinen bir hikaye.  Bir pavyon sahnesinin çekiminde, kareye sağdan girip soldan çıkacak bir figürana ihtiyaç var. Sorun hemen oracıkta hallediliyor ve hayatını pavyonda çalışarak kazanan bir kadın bulunuyor. Yönetmen direktifleri veriyor, çekime geçiliyor. Sette sessizlik, yönetmen bağırıyor: “Kamera! Motor!” Kadın yürümüyor. Bir kere daha deniyorlar. “Kamera! Motor!” Kadın yürümüyor. Yönetmen sinirlenmeye başlıyor. Üçüncü, dördüncü denemeden sonra kadın ağlamaya başlıyor. Yönetmen öfkeyle “Kızım niye yürümüyorsun?” diye soruyor. Hıçkırıklar içinde cevaplıyor pavyonun emektarı kadın: “Bunca insanın içinde motor…

IMG_5923

10 Şub: Berlinale Notları.02: Variety’ye kapak olmak!

Berlin. “Kimse Geceyi İstemez/Nobody Wants the Night” ve “Çöl Kraliçesi/The Queen of Desert” filmlerini izleyemedim. Açılış filmi olması nedeniyle ilkiyle ilgili çok sayıda haber okuduk. Isabel Coixet’nin filmi, Juliette Binoche’un oyunculuğuyla alkış toplamayı amaçlıyor. Basın toplantısına kıyısından yetişebildiğim “Çöl Kraliçesi/The Queen of Desert” ise Werner Herzog imzasını taşıyor. Nicole Kidman ve James Franco’yu Berlin’e getiren film, kırmızı halısının görkemiyle yetinecek gibi görünüyor. Bu filmlerle ilgili merkeze alınacak bilgiye, Esin Küçüktepepınar’ın Radikal’deki yazısından ulaştım. (Burada öyle bir tempoyla koşturuluyor ki, Esin’i…

unnamed

06 Şub: Berlinale Notları.01

65. Berlin Film Festivali… Berlinale… Hava buz gibi. Gündüz – 4 derece. “Berlin halkı soğuğa rağmen festivaline sahip çıkıyor,” klişesini duyarsanız, gülüp geçin. Çünkü sadece Berlin’de değil, dünyanın çoğu yerindeki sanat festivallerinde halkın ilgisi, hava sıcaklığına göre değişmiyor. Cannes Film Festivali’nde fırtınalı ve yağmurlu bir günde açılış yapıldığında görmüştüm bunun ne demek olduğunu. Evet, hava soğuk. Ve evet, festival güzel. Festival ziyaretçileri ilk günün yaka kartı almak ve alanı tanımakla geçtiğini bilir. O yüzden kulaktan dolma bilgilerle “izlenim yazısı” paralayacak…

18 Ara: Siyasetin huzurunda diz çökenler korosu

Nuri Bilge Ceylan, “Kış Uykusu” ile Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü ve yumruğunu havaya kaldırdı. Dünya sinemasının en önemli ödüllerinden biri. Belki de en önemlisi. NBC ödülünü gururla kucakladığında, Türkiye basını yanında değildi. Birkaç isim, kişisel çabasıyla dünyanın merceği altındaki haberi izlerken, basınımız konuyu “yeterince popüler” bulmamış olsa gerek, uzaktan izlemeyi yeğledi. “Yalnız ve güzel ülkenin” ayakta alkışlanan yönetmenini “yalnız” bıraktık. “Bu konuda sınıfta kaldık, orada olmalıydık,” diyen basına en güzel cevaplardan birini filmin başrol oyuncusu Haluk Bilginer verdi:…

pamuk-prenses-ve-7-cuceler-1970

14 Ara: Pamuk Prenses’e gıcık olmak…

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’i bilmeyen yoktur. Doğrusunun “Yedi Cüce” olması gerekiyor, haklısınız. Ama tıpkı “Üç Silahşörler” gibi, bu kitabın-masalın-filmin adı da dilimize böyle yerleşivermiş bir kere. “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” deyince, Zeynep Değirmencioğlu’nun prenses rolünde oynadığı, 1970 yılında Ertem Göreç tarafından çekilen filmi hatırlayan kuşaktanım. Aslında bence bütün dünya, bu filmle hatırlamalıdır bu masalı. Çünkü Ertem Göreç uyarlamasında (-ki uyarlamada prensesin annesi rolüyle perdeye gelen Belgin Doruk’un çokça katkısı olduğu söyenir) o güne kadar yapılmış bütün Pamuk Prenses…

IMG_5612

29 Kas: Tarkovsky’nin Okulunda Türkiye Sineması

İki yüzden fazla tiyatronun aktif olduğu Moskova. Dünyanın en çok milyarder barındıran ve belki de en pahalı kenti Moskova. Dört yüz civarında kütüphanesiyle övünen ve elinde kitaplarıyla benzersiz metrolarına koşturan halkın yaşadığı Moskova. Ve insanı yarım saatte çıldırtmaya yetecek kadar yoğun trafiğiyle Moskova. Bütün bu manzaranın içinde, Moskova’ya dair bilinen soruların dışında bir soru daha var zihnimde. “Rus Sineması’nda animasyon ne durumda ve neden bizim bu konudaki gelişmelerden haberimiz yok?” Tuhaf gelebilir ama benim gibi bir animasyon meraklısı için anlaşılır…