Sinema

maxresdefault

09 Mar: Damla Sönmez: “Her zaman talep gören iyi ve başarılı demek değildir.”

Damla Sönmez‘le “Sibel” filmi gösterime girdiğinde Noktalı Virgül için buluştuk. Sadece bu film nedeniyle değil, yakın gelecekte yapacakları nedeniyle de çok heyecanlıydı Damla. Yoğun temposuna rağmen yorgun değildi. Çalışmayı, üretmeyi o kadar seviyor ki Damla, yorulmuyor. Allianz Motto Müzik’teki sohbetin tamamını merak edenleri buraya alabiliriz. ‘’ Kültür, coğrafya, din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeden ufak duygular var hepimizin konuşabilmesine sebep olan.’’ YK: Damla Sönmez’le birlikteyiz. Bu sene özellikle ‘Sibel’ için çok yoğun bir çalışma yaptın. Sana geliş hikayesini biraz anlatır…

Berlinale-1

18 Şub: Berlinale

Artık Fil Uçuşu’nun bir Berlin muhabiri var: Begüm Bakırcı Yıllardır pek çok projede birlikte çalıştığım Begüm, bir süre Berlin’de yaşayacak. Bir gün onunla yaptığımız işleri de yazarım belki. Çünkü bugüne kadar birlikte iş yaptığım en çalışkan ve en zeki insanlardan biridir Begüm. Zaten Berlin’e gidince de duramadı, ayağının tozuyla Fil Uçuşu için de çalışmaya başladı. Kısa süre sonra çok daha fazla haberle karşımızda olacak. Ama hız kesmeden konuya girdi ve Berlin Film Festivali’ne şöyle bir göz attı. Berlinale’nin bu yılki…

The Köln Concert

08 Ara: Birlikte çoğalmak

“Müzik konusunda kendimi gerçekten yetersiz hissediyorum,” dedi bir arkadaşım. Sözünü ettiği yetersizlik “müzik bilgisi”ne dair yetersizlikti elbette. Ama tuhaf olan, bu yetersizlik hissinin, müzikle arasında bir mesafe koymasıydı. Sohbet derinleştikçe, arkadaşımın derdi netlik kazandı. “Okuduğum, izlediğim, dinlediğim eser hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum,” diyordu. “Okuduğun romanın yazarı, izlediğin tablonun ressamı ya da dinlediğin müziğin bestecisi hakkında bilgi edinmek mi?” dedim. “Bütün bunlardan fazlası gerekiyor o eserle ilişkimi belirlemem için,” dedi. “Tarihsel bağlama da oturtmalıyım. Entelektüel etkilerini araştırmalıyım. Öncüllerini bilmeliyim. Diğer…

05 Haz: Ahlat Ağacı’nın Alkışı

“Ahlat Ağacı” hakkında çok değerli yazılar yazıldı. Çoğunu okudum, çoğu zihnimi açtı. Filme, bu kadar farklı ve zihin açıcı yazılar yazdırdığı için de teşekkür etmeliyiz. Bu yazılar içinde, beğenisi tavanda olan da vardı, ortalarda olan da. Katılmadığı ya da beğenmediği bölümleri, nedenleriyle, tane tane anlatan da. Bir düşünce değil de, bir durum üstünden yazılmış olduğu için manasız bulduğum yazılar da okudum. Ben de, karınca kararınca, Arka Pencere Mecmua‘nın Haziran 2018 tarihli nüshası için bir yazı kaleme aldım. Ama “Ahlat Ağacı”…

kelebekler

29 Oca: “Kelebekler” desteksiz daha da güzeldir

Dün harika bir haber geldi. 18.Sundance Film Festivali’nden gelen haberi, başarının sahibinin mesajıyla aktarayım. Mesaj bu. Üstüne söyleyecek pek söz yok. Tolga Karaçelik imzalı “Kelebekler” Sundance Film Festivali’nden büyük ödülle dönüyor. Ah, özür dilerim… Söyleyecek söz yok mu dedim? Var. Aslında söylenecek çok şey var. Kültür Bakanlığı’nın desteklemeye değer bulmadığı bir filmin uluslararası başarısı üstüne söyleneceke çok söz var. Bakanlık yetkililerinin, önceki filmleriyle başarılar elde etmiş Tolga Karaçelik’i (burada Emin Alper adını da anmalıyız) görmezden gelmeye çalışması konusunda söylenecek bir…

C9yuVGwXUAAPjyh.jpg-large

21 Nis: BLUE: Uzun bir yolculuğun en güzel durağı

BLUE bugün gösterime girdi. Şu kısacık cümle hem sinemamız açısından hem de filmi oluşturan ekibin kişisel hikayeleri açısından çok şey barındırıyor. Doksanlı yıllar, Blue Blues Band ve özellikle de Yavuz Çetin ile Kerim Çaplı‘nın hikayelerine odaklanan film hakkında bu hafta yazılı ve görsel basında çokça haber yer aldı. Müzik eleştirmenlerinden film eleştirmenlerine uzanan yazarlar, sağ olsunlar, film hakkında yüreklendirici sözler söylediler. Merak edenin, küçük bir internet taraması yapması yeterli olacaktır. Ucundan kıyısından da olsa içinde bulunduğum projeyle ilgili söz söylemem…

pelicula-neruda-de-pablo-la-jpg_604x0

14 Mar: Neruda ve sinemada şiir

Neruda, yılın en iyi filmlerinden. Birkaç not düşmekte fayda var. 1. Bu film, Neruda’dan Nâzım’a çizilmiş bir hat üstünde yürümeye çalışan herkesi etkileyecektir. 2. Guillermo Calderon imzalı senaryo, edebiyatın sinemada karşılığını arayanlar için bulunmaz nimet. Hem geveze, hem düşünmeye iten sessizlikler var. Hem çizgisel, hem değil. Hem dış sese yenik düşmüş gibi görünüyor, hem de onun rehberliğini her an aratıyor. 3. Pablo Larrain, seyircinin ezberlerini bozacak bir zaman-mekan kullanımı seçiyor. Böylece, gerçekliği de çizgisel olmaktan uzaklaştırıyor. Kurmaca bir dünyanın içinde…

salesman-620x377

07 Şub: Satıcı’nın sırtımıza yüklediği…

Satıcı, bir sarsıntıyla başlar. Yandaki arsa kazılırken, Emad ile Rana’nın oturduğu apartman temelinden sarsılır. Film boyunca etkisi ve varlığı devam edecek bir sarsıntıdır bu. Apartmanın acilen boşaltılması gerekir. Komşular panik içindedir. Rana kaygılıdır. Emad, elinden geldiğince komşulara yardım etmeye çalışır. Rana’yı yalnız bırakma uğruna, komşusunun yatalak oğlunu binadan çıkarabilmek için sırtına alır. Vicdanlı bir insandır Emad. Bütün film boyunca hesaplaşacağı vicdanını, filmin ilk sahnelerinde sırtında taşımaya başlar böylece. Asghar Farhadi imzalı Satıcı (Forushande / The Salesman), seyircisinden de vicdanıyla yüzleşmesini…

48A9587

21 Eki: Asghar Farhadi : Semboller ve İşaretler Dünyasında Bir Büyük Sinemacı

Asghar Farhadi Antalya Film Forumu kapsamında Antalya’daydı. Alin Taşçıyan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen Ustalık Sınıfı oturumunda Ali Faurkhonde ardıl çeviri yaptı.  Sözü hemen Farhadi’ye bırakıyorum… Asghar Farhadi, Antalya Film Forum Direktörü Zeynep Atakan ile birlikte… Antalya 2016 Fotoğraf: AFF 2106 Arşivi Burada olan herkese selamlarımı iletiyorum. Bu şehirde olduğum için çok mutluyum. Burada kişisel deneyimlerimi paylaşacağım. Bana göre her sinemacının kendi kendisini bulması gerekir. Her sinemacının kendi yolu vardır. Sinema türüm hakkında konuşmak istiyorum. Benim bazı filmlerimde sizi cezbeden bazı şeyler vardı…

julieta-518304442-large

21 Ağu: Merak ettiğim filmler

Önümüzdeki altı ay içinde izlemek istediğim filmleri not edeyim dedim. Aslında, bu aralar yıllar önce izlediğim filmleri bir kez daha izlemek istiyorum. Ama bir yandan da yeni gelecek filmleri merak ediyor insan. Not almakta her zaman fayda vardır. Julieta / Pedro Almodovar Bu film için beni heyecanlandıran Almodovar ismi değil, yönetmenin bu filmin Alice Munro’ya dayanan bir hikayesinin olduğunu açıklaması. The Commune / Thomas Vinterberg Epeydir merak ettiğim bir film. Vinterberg’in en kişisel hikayesi olduğunu okudum. Wiener-Dog / Todd Solondz…