Çizgi-roman

kargamecmuamuzikyazilari

16 Şub: Günden Kalanlar.35

• En son ne zaman “Bilmiyorum,” dediniz? • Ankara. Levent ve Çağkan. Dostluk çoğu zaman sessizce oturup birlikte aynı noktaya bakacak kadar cesur olmak demek. Dostluk, farklı algıları aynı sokakta yürüyüşe çıkarabilmek demek. Düşünceleri, korunaklı bir alandan açık havaya fırlatıp birlikte koşturmak demek. Gitmeyi de bilmek demek. Ve bütün bunlara, birlikte cesaret edebilmek demek. Dostluk, cesaret gerektiriyor. Bazen düşünüyoruz da, ne yollardan geçti dostluğumuz; neredeyse yaşımızla eş bir süreden söz ediyorum, dile kolay. Badireler atlattı, virajlara gaz kesmeden girdi, duvara…

9789944795210

26 Ara: Cenaze Evi Şenlik Evi: Bir Aile Trajikomedisi

James Joyce’un 1916 tarihli eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nin (A Portrait of the Artist as a Young Man) son cümlesi Murat Belge çevirisiyle şöyle: Koca ata, koca düzenci, şimdi ve her zaman yardımcı ol bana. Orijinali “Old father, old artificer, stand me now and ever in good stead” olan cümlenin girişi, Alison Bechdel’in mükemmel çizgi romanı (grafik roman demek daha doğru olacak elbette) Cenaze Evi, Şenlik Evi’nde Barış Gümüşbaş tarafından “Ey koca baba, ey koca sanatkâr,” olarak çevrilmiş….

Kiki-de-Montparnasse

09 Haz: Kiki: Bir neslin ilham kaynağı

Paris, 6 Temmuz 1923. Mathurins Sokağı 40 numaradaki Théâtre Michel. Bir akımın sonlandığı, son Dadaist gösterinin gerçekleşeceği, Dadaistler ve gelecekteki gerçeküstücülerin kopuşunun yaşanacağı “Le Cœur à barbe” gecesi. Başrollerden biri, 1918 Dada Manifestosu’nda “Tüm düzenlere karşıyım, en kabul edilebilir düzen, ilke olarak hiçbir düzene sahip olmamaktır,” diyen Tristan Tzara’nın. Polis baskınıyla sonuçlanacak yumruk yumruğa kavganın diğer aktörleri Paul Eluard, Robert Desnos, Andre Breton, Benjamin Péret. Localardan birinde aynı gece ilk filmi (Retour á la Raison – Akla Dönüş) gösterilecek olan…

1102167E1

16 Şub: Gülgeç’e Veda

Az önce İsmail Gülgeç’in öldüğünü öğrendim. Çocukluğumun çizgileri geçti gözümün önünden. Bir zamanların Milliyet Çocuk dergisinde öyle görkemli bir İnce Memed çizmişti ki, Çukurova onun fırçasının ucunda kazınmıştı hafızamıza. Çocukluğumun bu önemli figürü, bir süredir de aile dostumuzdu. En son Kitap Fuarında karşılaştık. Kitabımı okuyamadığı için üzgün olduğunu söyledi; öylesine kibar bir insandı ki. Hemen bir tane imzalayıp verdim, okuyup okuyamadığını bilemiyorum. Çünkü uzun süredir hastalıkla boğuşuyordu. Sonunda kalbi bunca acıya, derde dayanamadı. Çizerliği üstüne de bir şeyler söylemeli elbette….

thedoor

02 Şub: Günden Kalanlar.20

• “Bence iki ayrı blogun olmalı,” dedi bir arkadaşım, “haber veren, gündemi takip eden başlıklarla, edebiyata dair başlıklar ya da iyice kişiselleşen metinler birbirinden ayrılmalı.” Yine aynı soruyu sordurttu bu sözler: Neden bir blog açtım? Hızı, güncelliği, paylaşımındaki demokratiklik elbette önemsediğim, konuşmalarda vurguladığım şeyler. Ama bir de gevezeliğim, okuduğum-dinlediğim-izlediğim şeyleri paylaşma iştahım yok mu? Özellikle yorumları önemsiyorum, anında bir değerlendirme yeni kapılar açıyor bana. Kimi zaman uzun uzun düşünüyorum, çoğu zaman kendimi sorguluyorum. Tehlikesi de var; görünür olmaktan uzak durayım…

Jason-Lutes

23 Kas: Günden Kalanlar.07

• Garip bir durum bu; bazı isimler var ki, ne yapsalar-ne etseler eleştiri alanının dışında kalıyorlar. Söyledikleri her şarkı beğeniliyor örneğin, çektikleri her film alkışlanıyor, içinde bulundukları her proje olumlanıyor. Genel bir kabullenme durumu. Kimi zaman, özellikle fısıltı gazetesine kulak kabartınca, ikiyüzlülüğün nasıl ayyuka çıktığını görebiliyor insan. Üstelik bu şakşakçı kabullenme, zarar da veriyor bu isimlere. İçine saklandıkları yanılsama fanusu yüzünden, kendilerini gerçekten tartamıyorlar. Ne demiştim daha önce; dokunulmazlığın her alanda kaldırılması gerekiyor demek ki… • Jason Lutes, 1967 doğumlu…

incememed

22 Kas: Aman dikkat, klasiklere zarar gelmesin!

Klasiklerin çizgi roman formatına dönüştürülmesi kimilerine göre “hap” yapılmaları anlamına gelmişti. Aslında böyle seslerin yükselmesi sevindirici. Demek ki, klasikler ya da Türk ve dünya edebiyatının önemli eserleri, büyük bir hassasiyet ve sahiplenmeyle okunuyormuş da haberimiz yokmuş. Unutmayalım ki, 20-30 yıl öncesine kadar çoğu klasik, sadeleştirilmiş, çeviri kayıplarıyla basılmış, geçiştirilmiş halleriyle zaten “hap” olarak sunuluyordu bize. Gelin, bize dünya klasiklerinin özetlerini ezberleten eğitim sistemini tartışalım. Klasikleri kitaplardan okuyan değil, filmlerden izleyen bir kuşak var. Bu bilgileri bir kenarda tutarak şunu da…

EMRE-YERLIKHAN_jpg

26 Eki: Emre Yerlikhan

(21 Ocak 1976 – 15 Kasım 2009) Emre Yerlikhan’la TÜYAP Kitap Fuarı’ndaki o kalabalığın, karmaşanın içinde, ayaküstü on dakikalık bir muhabbetin ve Gerekli Şeyler’deki birkaç karşılaşmada kısa süren fikir alışverişlerinin ötesinde dostluğum olmadı. Fikir alışverişi dediysem yanlış anlaşılmasın; konu çizgi roman olunca ben sadece sessiz bir dinleyici olurdum, o konuşurdu. (Gerekli Şeyler’in Reasürans’taki günleri… Ahmet, Hasan, Sercan, Emre…) Sonrasında Emre Yerlikhan’ın, Anıl Bilge ile Resif Kitap’ı kurduğunu öğrendim. Kendine ait bir bakış açısı, yayıncılık ilkesi olan, seçtiği yolun doğruları için…

mm200

14 Eyl: Kaçırılmaması gereken çizgi romanlar!

Çizgi romanla ilgili bir yazıya Martin Mystere ile başlamak istedim; ne de olsa büyük hayranlığım var. Çizgi romanlara hayranlığım sadece Martin Amca’yla , fumetti‘lerle sınırlı değil. Elime geçen her şeyi okumaya çalışırım. Üstelik artık bu konuda bana rehberlik eden özel bir kitapçı ve orada çalışan dostlarım da var. Galatasaray’da, Yeni Çarşı Caddesi’ndeki GON Çizgi Roman dükkanına sıklıkla uğramaya çalışırım. Bir şey almayacak olsam bile muhabbet etmekten keyif aldığım donanımlı kadrosunu görmek yeter bana. Çevirmen ve editör Emre Yavuz da, GON’un…

besir

19 Ağu: Beşir’le Vals

Şimdi de çizgi roman olarak elimizde… İsrail ordusu, 15 Eylül – 29 Eylül 1982 tarihleri arasında Beyrut’a girdi. İsrail yanlısı Falanjistler’le bir araya gelerek, kontrolsüz-acımasız bir ölüm gücü oluşturdular. Ve insanlık tarihinin en karanlık katliamlarından birine, Sabra ve Şatilla’daki Filistin Mülteci Kamplarında gerçekleştirdikleri katliama imza attılar. Bir gece, İsrail ordusu çevreyi kontrol ederken, Hıristiyan Falanjistler kamplara girdiler ve… Yaşlılar, kadınlar, çocuklar, bebekler… Bu katliam için bahanesi de hazırdı İsrail ordusunun; müttefikleri Falanjistlerin lideri Beşir Cemayel, seçimlerin hemen sonrasında bombalı bir…