Caz

Corea-Burton

03 Nis: Kristal Sessizlik

Chick Corea ve Gary Burton ile söyleşi Gece Gündüz programının yayın saatine kadar prova yapmak istediklerini söylemişlerdi. Erkenden gittim Cemal Reşit Rey’e. Salonun karanlık köşelerinden biriden oturdum ve her dinleyişimde ayaklarımı yerden kesen müzisyenlerden biri olan Chick Corea ile müthiş vibrafon üstadı Gary Burton’ı dinlemeye başladım. Arada bir fısıldaşarak, ama daha çok kendilerini enstrümanlarına teslim ederek yaptılar provalarını. Sakin. Huzurlu. Yayın öncesinde Chick Corea sürekli olarak ellerine hohluyordu. Ortam soğuk değildi ama o parmakların her daim sıcak olmasının üstat için…

sound

23 Oca: Günden Kalanlar.19

• “The Sound Of Music”in şarkılı-danslı sahnelerini izledim sabah, daha önce hiç düşünmemiştim ama Robert Wise gerçekten de “baba” bir yönetmen. En kısa zamanda “West Side Story”i tekrar izlemeli. • Blog yazılarına gelen yorumlara cevap yazmak konusu yine kafamı kurcaladı. Hangi yoruma yazmalı hangisine yazmamalı derken, sessizliği tercih ediyorum. Aynı şey twitter için de geçerli. Arada bir “Hadi, herkese cevap ver,” diyorum, sonra ne diyeceğimi bilemiyorum falan. Bu da böyle bir ruh hali işte. • Akşam Thomas Bernhard okudum. “Ses…

keremgorsevhbr2323

29 Tem: Kerem Görsev’le ayaküstü: “Caz kahve gibidir!”

Kerem Görsev, her daim üreten, caz söz konusu olduğunda heyecanını gizlemeyen bir müzik adamı. Sadece kendi çalışmalarıyla değil, bu coğrafyada üretilen her tür “güzel müzik”le ilgilenen bir piyanist. Her karşılaşmamızda yaptıklarını, yapacaklarını, izlediklerini, haberdar olduklarını kocaman bir gülümsemeyle anlatır. İşte Kerem Görsev’le Fil Uçuşu’na özel bir ayaküstü sohbet…. Kerem, dünyayı gayet yakından takip eden, her ülkede konserler veren bir müzisyensin. Dünya, burada üretilen caza nasıl bakıyor? Eğer orijinal bir müzik çalınırsa yani sahnedeki sanatçı kendi bestelerini icra ederse, tabii ki…

onder-kapak

08 Tem: Caz… Her zaman caz… Türkiye’de caz…

Caz meraklılarının arşivlerinde bulundurmaları gereken, kaçırılmayacak üç albüm önereceğim. Cazla yatıp cazla kalkan bir İtalyan arkadaşım, Türkiye’den üç albüm önerisini duyunca temkinli yaklaştı, arkadaş da olsanız önyargıları aşmak zor oluyor. Ama dinledikten sonra bu üç albümün de, deyim yerindeyse “hastası” oldu. Hastalığın tedavisi belli, durmadan dinlemek. 1. Önder Focan 6tet / 36mm Biometric 2. Volkan Hürsever – Burçin Büke – Volkan Öktem / Hediye 3. İmer Demirer / You, Me & Char