Caz

bdr

08 Haz: Festival yaklaşıyor… “Caz ve Dahası”

25.İstanbul Caz Festivali geliyor. Festivalle ilgili bilgiler, tavsiyeler, konser öncesi-sonrası röportajlar önümüzdeki günler boyunca her yerde olacak. (Gerçi artık kültür-sanat haberlerinin olacağı çok sayıda yer de kalmadı ama, bu ayrı bir konu) Ben, festival öncesi etkinliklerden birini haber vermek istiyorum. Etkinlik bugün Kaset Mitanni’de gerçekleşecek ve saat 19’da başlıyor. Festival öncesi düzenlenen dördüncü ve son panel. Ama sadece panel diye düşünmeyin. Orhan Tekelioğlu yönetimindeki harika sohbetin ardından müzik dolu bir gece sizleri bekliyor. Üstelik panele katılanlar konseri de ücretsiz izleyebilecek….

IMG_1294

27 Nis: Tuna Ötenel: Müzikle ayağa kalkan, müziği ayağa kaldıran usta

Dün canım sıkkındı. Öğlen saatlerinde bir fil oturdu yüreğime. Ben “Kalk” dedikçe, o ağırlığını verdi. İyice yerleşti göğüs kafesime. Filin koca kıçı, dünyayı görmemi engelledikçe kendime döndüm. Kendime döndükçe karanlık yollara saptım. Kayıplarımı düşündüm, hayatımdan gidenleri. Eski dostları düşündüm. Kimi artık bu dünyada değil, kimiyle görüşmüyoruz. Zaten kimi dostluklar “tek ucu boklu değnek”. Değneğin diğer ucundan kötü kokular yükselse de, dayanıyorsun, görmezden geliyorsun. Ama günün birinde, öyle bir şey oluyor ki, diğer ucu da tutman gerekiyor. Eğer gerçek bir dotluksa,…

MST_9439-copy-1024x683

01 Nis: TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası: Uzun isimli harika caz grubu

Caz uzmanı bir dostum, İstanbul Caz Festivali‘ne gençleri ve özellikle de Kültür Sanat Kartı sahiplerini davet ettiğim yazımı okumuş.  Kısa bir tebrikten sonra sıcak patatesi kucağıma koydu: “Christian McBride & Joshua Redman konserini önermişsin ama konserde sahnede olacak muhteşem adamların adını anmamışsın. O konserde TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası da sahnede olacak. Neden yazmadın onları?” “Solistleri anmakla yetindim,” dedim. Daha da sinirlendi buna. “Sen de böyle yaparsan, ne olacak bu işin sonu?” dedi. Ben o sinir halinden korkmuş, kendi…

b8336e64

29 Mar: Kültür Sanat Kartı sahibi öğrenciler Caz Festivali’nde neleri seçecek?

24. İstanbul Caz Festivali’nin programı açıklandı.  4-20 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek festivalde 50’nin üzerinde konser var bu yıl. Önümüzdeki günlerde, bu konserlerin arasından yapılan seçkilere sıklıkla rastlarız. “En iyi 5 konser”, “kaçırılmayacak 10 konser” listeleri havalarda uçuşur. Az sayıda basın organında bu önerilerin nedenleri, içeriklerle ilgili bilgiler paylaşılır. Kimileri biraz tatsız-tuzsuz olur bunların, çünkü amaç sadece caz festivaliyle ilgilenmiş görünmektir. Kimileriyse, benim gibi meraklı dinleyicileri bilgiyle donatır. Bilgi duvarına bir taş daha koyan herkesi alkışlayıp devam edelim. Hemen şunu söyleyeyim;…

JAZZSEMAICC87-LPKAPAK

09 Kas: Jazz Semai: Müziğin kilometre taşı

Erol Pekcan, babamın arkadaşıydı. Birkaç kere ailece akşam oturmasına geldiklerini hatırlıyorum. Kibar ve şıktı. Ama beni daha çok ilgilendiren bir “davulcu” olmasıydı. Evdekiler “baterist” derdi. Muhteşem caz bateristi Erol Pekcan. Tuna Ötenel adı ise bana gençlik yıllarımda gittiğim konserleri, kimi zaman kaçak girdiğim klüpleri hatırlatır. Ama daha çok Berrin Abla’yı. Seslendirme stüdyolarının bana tanıttığı en güzel insanlardan biridir Berrin Ötenel. Aradan yıllar geçti. Sağlık sorunları yüreğimizin üstüne bir fil gibi oturdu. Ama duygusal hiç kopmadık Tuna-Berrin Ötenel çiftiyle. Kudret Öztoprak…

Unknown

06 Tem: Jools Holland stüdyosundan hikayeler

Jools Holland, yarın Açık Hava’da bir konser verecek. Öncesinde stüdyosundan hikayeler paylaşmak istedim. Norah Jones: 2002 yılında ilk albümünü Come Away With Me’yi yayımlayan Norah Jones, 17 Mayıs 2002 tarihinde Jools Holland’ın konuğu oldu. Jones’un katıldığı programda ayrıca Wilco, Beverly Knight, Eric Burdon, The Von Bondies, Damon Albarn & Afel Bocoum gibi isimler de diğer konuklar arasındaydı. Jones programda, ‘Don’t Know Why’ ile ‘Cold, Cold Heart’ parçalarını seslendirdi. Programla ilgili olarak Jones’un yorumları: “Bu programa çıktığımda, bilinen bir isim değildim….

FullSizeRender

04 Tem: Tigran Hamasyan’dan “Mockroot”

Yeni bir yazar keşfetmek heyecan verir okura. Daha önce izlemediğiniz bir oyuncunun harikalar yaratması iyi gelir. Yeni ve iyi bir şarkı ruhu temizler. İyi bir müzisyenle tanışmak, renktir. 23 Haziran, güneş batarken: Tigran Hamasyan’la Van Ahtamar Adası’nda Surp Haç Kilisesi’nde Tigran Hamasyan, yeni zamanların en iyi caz piyanistlerinden biri. Sadece caz piyanisti olarak tanımlamak haksızlık elbette.  Hamasyan’ın günümüzün en önemli caz piyanistleri arasında anılmasına neden olan da yelpazesinin genişliği. 1987 doğumlu müzisyenin çocukluğunun Led Zeppelin, Black Sabbath, Deep Purple, Queen,…

0

26 Eki: Karsu Dönmez: “Sen yağmur ol, ben bulut…”

Gerçekten heyecanlanarak müzik yapmak. Duyguları saklamadan, ticari bir maskenin kahakasına gizlemeden, klişe hikayelerin merkezine oturtmadan sahneye çıkmak ve müziği yaşamak. Karsu Dönmez‘in insanda yarattığı ilk his bu. Basın bültenleri Avrupa gazetelerinde çıkan “Hollanda’nın Norah Jones’u” tanımlamasını parlatmaya çalışıyor. Oysa gereksiz pırıltılara yaslanmadan, olanı aktarmak yeterli. Olan ne mi? Karsu, müzik yapmayı seviyor. Çok kişiye ulaşmak, alkışlanmak konusundaki isteğini de gizlemiyor. Sezen Aksu’ya hayranlığını dillendirirken cidden nefesi kesiliyor. Şarkıları düzenlerken aklına gelen ritmleri anında masaya vurarak çalıyor. Yetmezse ağzıyla bossa-nova ritmleri…

melody-gardot-248319

01 Eyl: Öylesine Güzel Bir Melody

Edith Piaf’ın o yürek yakan sesini her dinleyişimizde, zihnimizin bir köşesinde hüzünle yoğrulmuş hikayesi de dolaşır. Ama eminim Piaf’ın sokakla, yoksullukla, imkansız aşklarla, uyuşturucuyla, sakatlıklara ve karanlıkla dolu hikayesini bilmesek de dinlediğimiz şarkıyla aramızda aynı ilişki kurulacaktır. Çünkü o sesi böylesine can acıtıcı yapan biraz da bu hikayedir. Çünkü Piaf, yaşamından süzdüğünü söylediği her şarkının her notasına kazımayı başarmış sahici sanatçılardan biridir. Anahtar kelime; sahicilik. Sanatçının, yaratısını hikayesinin bir parçası haline getirmesi. Ama bunu yaparken hikayesinin arkasına sığınmaması. Yazdığı kitabın,…

220px-MilesDavisKindofBlue

24 Şub: Hayat hüzünlüdür ama yıkmaz bizi

Klişe tanımlamaların nasıl, ne zaman ortaya çıktığını merak ederim. Kimi zaman da rahatlıkla anlarım bu durumu. Miles Davis‘in Kind Of Blue albümünü dinleyenin aklına “çığır açıcı” ya da “kilometre taşı” klişelerinden başka ne gelebilir ki? Hangi tanımlama karşılayabilir ki, ilk dinleyişin verdiği hissi? Hele bir de bu dinleyişin gerçek zamanında, yani albümün yayınlandığı 1959 yılında gerçekleştiğini düşünün. Bilinir ki albüm, Columbia şirketinin New York 30.Cadde’deki stüdyosunda 2 Mart ve 22 Nisan 1959 tarihlerinde yapılan iki oturumda, toplam dokuz saatte kaydedilmiş. Miles…