İhanet

Başlık yanıltmasın, erkenden uyarayım. Kendime, yıllarca süren emeğime ihanetten söz ediyorum. Fil Uçuşu’na ihanetimden…

Bir rahatsızlık nedeniyle yatakta geçirdiğim üç gün içinde Fil Uçuşu’nu, onunla olan ilişkimdeki aksamaları, tembelliğimin nedenlerini çok düşündüm. Murat Yetkin’den gelen bir telefon neden oldu buna: “Fil bir süredir uçmuyor dostum,” demesiyle içim cız etti. Haklıydı.

Oysa bir zamanlar birkaç günde bir, aklıma gelenleri yazıveriyordum Fil Uçuşu sayfalarına. Hesap-kitap yapmadan, olduğu gibi. Elbette not defterlerime yazdıklarımdan farklıydı buraya yazdıklarım, elbette iki-üç kişi bile olsa birilerinin okuyacağını biliyordum. Ama okuduğum kitaplardan izlediğim filmlere, dinlediğim şarkılardan izlediğim oyunlara kadar birçok konuda notlar alıyordum. “O esnada başka bir yerde” neler olduğunu merak ediyordum. Canım içi “Miss Emma Peel” diyaloglarım vardı. Bazen üç satırlık bir “gündelik hayat notu”, bazen uzun bir yazı… Bazen bir fotoğraf altı, bazen bir alıntı… Yazıyordum işte.

Ama her uzun ilişkide olduğu gibi, Fil Uçuşu’yla ilişkimde de aksaklıklar, tavsamalar, boşlamalar başladı. O beni bekledi ben yüz vermedim. Arada teknik sorunlar oldu, sayfaların bir sistemden diğerine aktarılması zaman aldı, arayüz memnuniyetsizlikleri yaşadık ama bahane bunlar. Buluşmak isteyen buluşur. Üstelik birkaç kez, yeniden başlama yazısı yazıp sözler de verdim. Palavraymış.

Bu akşam, hastalıktan başımı yeni kaldırdığım şu rüzgarlı gecede buradaki sayfalar arasında dolandım. Ölümler var, ayrılıklar var, vedalar var… 2010’dan bu yana ben varım bu sayfalarda. İhaneti gördüm bu gece. İhanetimi.

Yine yazabilir miyim, bilmiyorum. Bu yazdıklarım birilerinin mail kutusuna düşüyor mu, okuyan var mı, bilmiyorum. Bir önemi de yok bunun. YAzmaya devam etmeliyim.

Ben olmak için. Başka bir şey bilmediğim için.

Filleri seviniz ve uçabileceklerine inanınız.

Yorumlar (7)

Biz gelmesen de buradayız.

Dr.Hakan Kulaçoğlu

Günaydın Sayın Kopan.
Tekrar yazmanız çok güzel.
Bir de bakıp siz yok olunca üzülüyor insan.
Bu arada…
Safe o kadar da kötü bir dizi sayılmaz aslında.
Britanya’yı sevenler için ayrıca uygun olabilir.
Saygılarımla.

Fil Uçuşu’nun sıkı takipçilerinden biri olarak sabırla yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz. Arada dinlense de fillerin uçtuğunu biliyoruz. Sevgiler…

Merhaba Yekta Bey,

Hepimizin dönem dönem böyle zamanları olmuyor mu zaten? Lütfen kendinize fazla yüklenmeyin, biz ara ara bakıyoruz yeni bir ses var mı diye buralara. Olmadığında hiç kızmıyoruz, küsmüyoruz, gücenmiyoruz. Ne yalan söyleyeyim şimdi böyle bir “geri dönüş” haberi gelince sevindik tabi. Hiç vazgeçmedik ki uçacaklarına inanmaktan, çünkü filleri çok seviyoruz!

Lütfen yazmaya devam edin, yazdıklarınızı okumak iyi geliyor ,sevgiler.

geçmiş olsun, yazmalısınız bence… :=)

Ali Hüsmen Mutlu

Merhaba,
Ben geç haberdar oldum bu sayfalardan, olsun ama pişman da değilim.

iskender’i hatırlattı bana, burktu içimi ama olsun, hayattır…
Arada hep bakıyorum, boynum da bükük kalmıyor değil hani yeni bir şey göremeyince ama ben ekseri bakmaya devam ediyorum yine de, meraktır…
Filinizi seviyorum ve uçabileceğine inanıyorum, ümittir…
Lütfen devam edin, ara ara yoklayın kendisini, dilektir…
Kendinize de iyi bakın, ricadır…
Sevgiyle,

bir yorum bırakın