Ajanda kullanıyor musunuz?

Geçenlerde Instagram’ın o küçük anketlerinden birini yaptım ve “Ajanda kullanıyor musunuz?” diye sordum.

Ankete katılanların yaklaşık %75‘i “Kullanmıyorum” dedi.

Açıkçası bu cevabı dürüst bulduğum için memnun oldum. En azından bu ankete katılanların, ajanda kullanmak “havalı” bir şeydir diyerek kendilerini (ve beni) kandırmadığını görmek sevindiriciydi.

On güne kalmaz ajandalarınız gelmeye başlayacak… Bankalar, sigorta şirketleri, holdingler, küçük firmalar-büyük firmalar… Artık hangisiyle ilişkiniz varsa… Birileri size ajanda yollayacak. “Hiçbiriyle işim olmaz,” diyorsanız, kırtasiyecilerde ya da kendine kitapçı diyen o dev aburcubur mağazalarında mutlaka ajanda reyonuna rastlayacaksınız. Almasanız bile bakacaksınız.

Olur da eve beleş bir ajanda gelir ya da birileri size hediye alırsa, içinizi bir heves kaplayacak. “Bu yıl daha düzenli olacağım,” diyerek özenle dolduracaksınız künye sayfasını. Ocak 2019’un ilk birkaç gününe yapılacak işler, arkadaş doğum günleri falan yazılacak. Sonra da o ajanda bir kenara atılacak. Birkaç sayfasında yapılıp yapılmadığı belli olmayan işler karalanmış, lekelenmiş bir gömlek gibi.

Ben bir ajanda kullanıcısıyım.

Çok net.

Her yıl düzenli olarak ajanda alır (hatta bazen farklı boylarını alarak, hangisinde en rahat edeceğimi dener), yıl boyunca da hiç aksatmadan her sayfasını işleyerek, yazılmamış köşe bırakmayarak kullanırım. İşlerimi onun sayfalarına göre düzenlerim.

Son yıllarda akıllı telefonumun ve tabletimin ajada sayfalarını da dolduruyorum. Böylece işler konusunda iki-üç ayrı noktadan kontrol ediyorum kendimi. Marka vermekte sakınca yok; iPhone ve iPad kullanıyorum. Her ikisini de kontrol ediyorum her gün. Ama iş dönüp dolaşıp, çocukluğumdan beri değişmeyen alışkanlığımda bitiyor: Ajandama bakıp, el yazımı görmeliyim.

Bu alışkanlık beni ajanda kullanmayanlardan daha özel kılmıyor elbette. Daha dakik ve daha planlı olmamı sağlıyor mudur, bunu da bilemem. Zihin saati tıkır tıkır işleyen birinden kilometrelerce gerideyim belki. Ama yine de ajanda kullanmanın çokça faydasını gördüğümü rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu yazıyı biraz akıl danışmak için yazıyorum. Okuyan, okuyup da cevap yazan olursa tabii…

Yaklaşık on yıldır (yine marka vermek durumundayım ama zaten yazı biraz da bunula ilgili) Moleskine marka ajandalar kullanıyorum. Hatta 2017 yılında Brandweek için Türkiye’ye gelen Moleskine CEO’su Arrigo Berni ajandamı görmüş ve her köşesinde yazılar, post-it’ler, resimler, renkli çizgiler olan sayfalardan bir hayli etkilenmişti. İtiraf edeyim, ben de eserimle gurur duymuş ve hiç utanmadan ajandamı Berni’ye imzalatmıştım. Evet, yanlış duymadınız, Moleskine CEO’sun ajanda imzalattım. Ayıp değil ya?

Markadan da, ajandalarından da temelli bir şikayetim yok. Herkes fiyatlarından dem vurabilir ama çok daha pahalı olan markalar da gördüm. Daha ucuz ve oldukça kaliteli markalar da… Elbette biraz daha hesaplı olsa bayram ederim. Hele kağıda yapılan zamlardan sonra, bu yıl fiyatlar tam anlamıyla uçtu. Neyse… Bu ajandalara düşkünlüğümün, bağlılığım olan markalardan birinin üretimi olması dışında belirgin bir nedenim yok.

Ama artık değişim zamanı. Arrigo Berni kusura bakmasın. Bu yıl suyun akışını değiştirmek ve farklı bir marka kullanmak niyetindeyim. Ama günlerdir çeşitli ajandaları incelesem de karar veremedim. Önerisi olan varsa dinlerim…

Ajandada yeni bir marka bulabilecek miyim? Promosyon olarak gelen ajandalardan biri ihtiyacımı karşılayacak mı? Yoksa yine Moleskine mi girecek sırt çantama?

“Tek derdin bu olsun,” diyenleri duyar gibiyim.

Ama haklılar: Keşke tek derdim bu olsa…

Not: Metis Ajanda diyeceklere hatırlatma. Onları her yıl alıyor ve tümünü okuduktan sonra, kitaplığıma kaldırıyorum. Bir kitap gibi saklıyorum, anlayacağınız. Bu yıl Rakı Ajanda’sının sırt çantası boyu olur diye sevindim ama Metin Solmaz “Gelecek yılı bekle,” dedi.

 

Yorumlar (17)

Ajanda kullanacak kadar yoğun işim olmadı hiç…Takvim tutmamanın, kendi doğumunu dahi umursamamanın bir sonucu olsa gerek…Ama küçüklükten lise yıllarına kadar hep sevdim ajandaları…Özellikle babamın işten getirdiklerini de kullanma fırsatım oldu…Bir tanesinin içinde çocukluğum gizlidir ama nereye kaldırdıysa annem bir türlü bulamadım…Kayboldu gitti…O zamanlar hep bir tane Ece ajandam olsun isterdim…Malum, fakirdik, olmadı…Şimdi yazınızı okuyunca Yekta, birden bire gidip bir ajanda alma isteğim doğdu…Karaköy’deydi Ece Ajandası, bense Pendik’te…Ben hâlâ Pendik’teyim, umarım Ece de Karaköy’dedir…

Fabio ricci haftalık ajandayı öneririm yekta bey 🙂 moleskine kalitesinde değil ama format aynı, yaklaşık yarı fiyatına.

Listeye aldım. Bakacağım.

Sineksekiz e baksanız?

Yekta bey merhaba,
Ajanda kullanmayi seven biriyim ancak ne yalan soyleyeyim cok duzenli degilim bu konuda. Fakat bana enteresan geldi marka takintisi benim kriterlerim cok baska =) izninizle yazmak isterim.
Öncelikle telli olmali sahada calisirken altina kivirabilmeliyim
Boyutlari cok buyuk veya kucuk olmamali ( büyükler kadinlarin kol çantalarının astarlarina zarar veriyor.;) küçük olunca da bazen el çizimleri sığmıyor)
Muhakkak kacinci haftada olduğumuzu göstermeli (ben toplanti planlarimi ziyaret planlarini haftalara göre yapiyorum)
Muhakkak bir önceki ve sonraki ayı göstermeli
Her gün (haftasonu hariç) tam sayfa olmali
Çizgili tercihim
Beyaz kağıt severim =) bu özellikler olduktan sonra marka arayisim olmuyor

Ajanda kullanan tek ben kaldım sanıyordum. Hala hayalimdeki ajandaya ulaşamadım, ama en memnun kaldığım londrada üniversitenin (lse) kendi ajandasını almıştım, en çok onu beğenmiştim. Kısaca bu ara yurtdışına giderseniz ve iyi bir üniversitesi varsa, kırtasiyesine bir uğrayın..

Merhaba

Bende son 13 yıldır düzenli bir ajanda kullanıcısıyım.Her ne kadar çalıştığım sektör teknoloji sektörü olmasına rağmen ben yazılı ajanda kullanmayı seviyorum. Benim düzenli olarak kullandığım ajanda Ece Ajandası Marmaris serisi.

Ece harika ajandalar yapıyor ama sırt çantasında taşımak için biraz büyük ve ağır. Yine de bakacağım

Merhabalar,

Geçen sene bir adet moleskine kareli ve şımarıklık edip bir adet Scribbles That Matter noktalı defter kullandım. Bullet journal denen şeyi denedim. Ancak internette görülen yaratıcı ve sanat solu sayfaları yapamadan tabii. O konuda oldukça yeteneksizim 🙂 çok ama çok güzel oldu, hem günlük planımı hem de gün sonunda yaşadıklarımı yazdığım ajanda/günlük karışımı bir şey oldu benim için. Kendime özel bir alan yaratmak çok iyiydi ama kötü bir yıl yaşadım. Geçmişte bir işe baktığım zaman kaybettiklerimi de hatırlamak zor oldu. Hem bu yüzden hem de artık işim dolayısıyla herhangi bir firmanın yolladığı sıradan bir ajanda kullanmayı düşünüyorum. Ama sizi takipteyim. Sonucu ve önerileri paylaşırsanız sevinirim 🙂 benim önerime gelince uğraşmak isterseniz veya zamanınız olursa tavsiye ederim. Bulletjournal.com sitesinde açıklayıcı videolar mevcut 🙂

Merhaba, ben de bir ajanda kullanıcısıyım ve Ece Ajanda Alaçatı Serisi’ni öneririm.

Ece harika ajandalar yapıyor ama sırt çantasında taşımak için biraz büyük ve ağır. Yine de bakacağım

Moleskine bir yıl arayla ece ajandası.

İyi geceler Yekta bey,
Ben ajanda kullanmıyorum. Fakat sanırım şu malzemelerle kendi ajandanızı da yapabilirsiniz:
-A5 boyutunda dosya kağıtları.
– Gene A5 boyutunda halkalı klasör.
– Delgeç
– Tarih Kaşesi (Tercihen)
A5 kağıtlarını delgeçle delin. Halkalı klasöre takın. Tarih kaşesi ile de istediğiniz tarihe istediğiniz kadar sayfa ayırın. Hatta ayırdığınız sayfalar az geliyorsa klasörün halkalarını açın yeni yeni sayfalar takın. Ağırlık yapıyorsa halkaları açın. gereksiz gördüğünüz, işi bitmiş olan sayfaları çıkarın. Başka bir yere koyun. Yani esneklik sağlayın. İyi geceler.

Merhaba,
Eğer siz de benim gibi içini kendi doldurmayı sevenlerdenseniz Flexbook markasının defterlerine bakabilirsiniz. D&r mağazalarında olduğunu biliyorum. Fiyatları da uygun. Ben henüz deneyemedim fakat spiralli olmamalarına rağmen katlanabilir olmaları ilgimi çekmişti. Dışları da kraft için yapılmış gibi sade ve değişik.

Lösev’in “cep ajanda”, “büyük boy ajanda” ve “spiralli ajanda” çeşitleri var. Hangisini beğenirseniz, hepsinin kalitesi aynı ve güzel. Fiyatlar çok uçuk değil. Hem ihtiyacınızı alıp hem de çorbaya bir tuz atmış olabilirsiniz 🤗

Şu linkteki Man Booker 50. Yıl ajandasını kullandım bu yıl. Pek de severek kullandım: https://www.amazon.co.uk/Man-Booker-Prize-Diary-2018/dp/1788160185
Önümüzdeki yıl içinse gözüme şu linkteki Faber&Faber’in Şiir Ajandasını iliştirdim: https://www.amazon.co.uk/Faber-Poetry-Diary-2019-Diaries/dp/0571341705/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1544448575&sr=8-1&keywords=faber+%26+faber+poetry+diary+2019

O kadar uzun süredir kullanıyorum ki…. en güzel yanı yıllar sonra geriye dönüp bakabilmek.

Yorum yap